Rüyada Babasının "Kuyunun Taşını Kaldır" Çığlığıyla Köye Giden Adam, Paslı Tenekeden Çıkanlarla Sırrı Çözdü!
Köydeki amcam ile rahmetli babam, tam 40 yıl önce dedemden kalan tarlalar yüzünden kanlı bıçaklı olmuştu. Babam, amcamı hırsızlıkla ve kendi hakkını gasp etmekle suçlamış, bu kavga bütün sülalenin ikiye bölünmesine, kuzenlerin bile birbirine düşman büyümesine neden olmuştu. Babam vefat edeli beş yıl olmuştu ama amcam cenazeye dahi gelmemişti. Bu derin küslük, ailemizin üzerinde kara bir bulut gibi dolaşıyordu.
Geçen ay, son derece tuhaf ve ürpertici bir şey olmaya başladı. Üst üste üç gece rüyamda babamı gördüm. Kan ter içindeydi, yüzünde devasa bir pişmanlık ve korku vardı. Karşıma geçip yakama yapışıyor ve "Oğlum, yanıyorum! Kuyunun başındaki taşı kaldır! Ne olur taşı kaldır!" diye bağırarak beni kâbuslardan uyandırıyordu. Üçüncü gecenin sonunda bunun sıradan bir rüya olmadığını anladım. Sabahın ilk ışıklarıyla arabama atlayıp yıllardır adım atmadığım o eski köy evimize doğru yola çıktım.
Çocukluğumun geçtiği, otların bürüdüğü bahçedeki o kurumuş su kuyusunun yanına vardım. Kalbim yerinden fırlayacak gibi atıyordu. Kuyunun hemen dibinde, yarı yarıya toprağa gömülmüş, üzeri yosun tutmuş o ağır taşı gördüm. Bütün gücümle o ağır taşı kenara ittiğimde, kazılmış küçük bir çukurun içinde paslı, eski bir zeytinyağı tenekesi duruyordu. Titreyen ellerimle tenekeyi çıkardım, kapağını zorlayarak açtım.