Mezuniyet Günümde Ortaya Çıkan Adam Annen Sana 22 Yıldır Yalan Söylüyor!

Ayşe Hanım, bana yıllarca tek başına annelik yaptı. Henüz 20 yaşındayken hamile kalmıştı. Üniversite öğrencisiydi ve hayatın tüm yükünü omuzlarında taşımak zorunda kalmıştı.

Gündüz derslere giriyor, akşamları çalışıyor, kazandığı parayla hem kirayı ödüyor hem de bana bakıyordu.

Küçük bir apartman dairesinde büyüdüm.

Duvarların boyaları dökülmeye başlamış olsa da annem her doğum günümde evi balonlarla ve süslerle donatır, kendi elleriyle pasta yapardı. Paramız azdı ama sevgisi her zaman fazlaydı.

Hayatım boyunca babamı hiç tanımadım.

Onunla ilgili hiçbir fotoğraf görmedim, hiçbir anı dinlemedim.

Annem bu konudan nefret ederdi.

Ne zaman babamı sorsam yüzü değişir, konuşmayı hemen kapatırdı.

Yıllar boyunca bana söylediği tek şey şuydu:

“Baban, sen daha doğmadan bizi terk etti.”

Ben de buna inanarak büyüdüm.

Başka bir şey bilmiyordum.

Yıllar geçti ve sonunda mezuniyet günüm geldi.

Sahneye çıkıp diplomamı alırken kalabalığın içinde annemi gördüm. Gözleri dolmuştu. Gururla beni izliyor, ağlamamak için kendini zor tutuyordu.

Tören bittikten sonra yanına gittim.

Birlikte fotoğraflar çektirdik.

Tam o sırada kalabalığın biraz ilerisinde duran bir adam dikkatimi çekti.

Onu daha önce hiç görmemiştim.

Bir köşenin ardından bana bakıyordu.

Bakışlarını üzerimden hiç ayırmıyordu.

Bu durum biraz garip geldi ama üzerinde fazla durmadım.

Derken adam yürümeye başladı.

Doğrudan bana doğru geliyordu.

Kalbim hızlanmıştı.

Yanıma geldiğinde omzuma hafifçe dokundu ve yüzünde tuhaf bir gülümseme belirdi.

O sırada anneme baktım.

Yüzündeki renk bir anda çekilmişti.

Bembeyaz kesilmişti.

İşte o an anlamıştım.

Karşımda duran kişi sıradan biri değildi.

Bu adam benim biyolojik babamdı.

Olduğum yerde donup kaldım.

Ne söyleyeceğimi, nasıl tepki vereceğimi bilmiyordum.

Adam birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra boğazını temizledi ve konuştu:

“Oğlum... Merhaba. Seni uzun zamandır arıyordum. Ben senin babanım.”

Sanki zaman durmuştu.

Annem tek kelime bile edemiyordu.

Adam önce ona baktı.

Sonra tekrar bana döndü.

Ve hayatımı altüst eden cümleyi kurdu:

“Annen sana bütün hayatın boyunca yalan söyledi. Eğer 22 yıl önce gerçekte ne olduğunu öğrenmek istiyorsan, beni dinlemen gerekiyor.”

Kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu.

Ne düşüneceğimi bilmiyordum.

Bir tarafta hayatım boyunca bana bakan annem vardı.

Diğer tarafta ise ilk kez gördüğüm ama babam olduğunu söyleyen bir yabancı...

Tam o sırada annemin gözleri yaşlarla doldu.

Panik içinde birkaç adım öne çıktı.

Ve yüksek sesle bağırdı:

“Hayır! Lütfen sus! Bunu oğlumuza anlatamazsın!”

O an ikisinin de yüzündeki korkuyu gördüm.

Ve ilk kez, yıllardır saklanan çok büyük bir sırrın tam ortasında durduğumu hissettim...

Ama asıl gerçek, biraz sonra duyacaklarımdan çok daha sarsıcı olacaktı...

Mezuniyet alanındaki kalabalık yavaş yavaş dağılırken ben olduğum yerde kalmıştım.

Bir yanım anneme bakıyordu.

Diğer yanım ise hayatım boyunca hiç görmediğim adama.

Annemin sesi titriyordu.

“Lütfen... Burada değil.”

Ama adam kararlı görünüyordu.

“Yirmi iki yıldır sustum Ayşe. Daha ne kadar susmamı istiyorsun?”

İçimde büyüyen merak artık dayanılmaz hale gelmişti.

“Birisi bana gerçeği anlatsın,” dedim sertçe.

Annem gözlerini kapattı.

Sanki yıllardır taşıdığı yük omuzlarına yeniden çökmüştü.

Babam olduğunu söyleyen adam derin bir nefes aldı.

“Ben seni hiç terk etmedim.”

Bu sözler beynimde yankılandı.

Annem hemen araya girdi.

“Yalan söylüyor!”

Adam cebinden eski, yıpranmış bir dosya çıkardı.

İçinden sararmış mektuplar ve belgeler çıkardı.

“Sen doğmadan önce annenle nişanlıydık. Birlikte bir hayat kurmayı planlıyorduk. Ama bir gün aniden ortadan kayboldu.”

Şaşkınlıkla anneme baktım.

Annem ağlıyordu.

Adam devam etti:

“Onu her yerde aradım. Üniversiteye gittim. Arkadaşlarına sordum. Eski adreslerine gittim. Ama bana taşındığını söylediler. Daha sonra senin doğduğunu öğrendim ama nerede olduğunuzu bulamadım.”

“Yalan!” diye bağırdı annem devamı sonraki sayfada.......

FOTO GALERİLER