Binmeyin ağam! Eğer o arabayı çalıştırırsanız…

Binmeyin ağam! Eğer o arabayı çalıştırırsanız, otoban gişelerine bile sağ varamazsınız!

Kadir Saltık, siyah Mercedes’inin kapısına tam elini uzatmıştı ki, birinin çaresiz bir güçle ceketine asıldığını hissetti. Rahatsız olmuş một ifadeyle başını aşağıya çevirdi; karşısında zayıf, kir pas içinde, yırtık tişörtlü, altı açılmış spor ayakkabılı ve nefesi kesilmiş bir çocuk duruyordu. Sanki canı havlinde, soluk soluğa koşmuş gibiydi. En fazla 11 veya 12 yaşlarında olmalıydı. Kocaman açılmış, dehşet dolu gözleri, ellerinden daha fazla titriyordu. Sadece 2 dakika öncesine kadar, Kadir evinden çıkarken kendini dünyanın hakimi gibi hissediyordu. 44 yaşında, İzmir’in en zengin adamlarından biriydi; Asyalı bir holdingle hayatının en önemli anlaşmasını imzalamak üzere olan bir teknoloji şirketinin kurucusuydu. Bu sözleşme sadece servetini üç katına çıkarmakla kalmayacak, aynı zamanda tüm mal varlığını yıllarca garanti altına alacaktı. Özel şoförü vardı ama o sabah direksiyona kendisi geçmek istemişti. Hayatta hâlâ bazı şeyleri kendi elleriyle kontrol ettiğini hissetmek hoşuna gidiyordu. Üstelik karısı Meryem, onu yanağından öperken her zamanki gibi çok zarif và asildi; gerçi o an tuhaf bir şey, asgari bir soğukluk, bir mesafe hissetmiş ama üzerinde durmamayı seçmişti. Devamı Diğer Sayfada...

FOTO GALERİLER