Hayatımın aşkını kaybettikten iki yıl sonra, rahmetli kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim. Düğün gecemizde, gözlerinde yaşlarla bana baktı ve “GERÇEĞİ BİLMEN GEREKİYOR. ARTIK SAKLAYAMAM.” dedi.

Hayatımın aşkını kaybettikten iki yıl sonra, rahmetli kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim. Düğün gecemizde, gözlerinde yaşlarla bana baktı ve “GERÇEĞİ BİLMEN GEREKİYOR. ARTIK SAKLAYAMAM.” dedi.

Adım Nermin. Yetmiş bir yaşındayım.

İki yıl önce kocam Kemal, sarhoş bir sürücünün neden olduğu bir kazada hayatını kaybetti. O günlerden sağ çıkmamı sağlayan kişi ise çocukluk arkadaşı Rıza oldu. Her gün yanıma geldi, bana destek oldu ve yeniden hayata tutunmamı sağladı.

Zamanla aramızda beklenmedik bir yakınlık oluştu. Bana evlenme teklif ettiğinde şaşırdım ama kabul ettim. Çocuklarımız da bu kararı destekledi. Ancak düğün gecemizde Rıza'nın taşıdığı ağır yük sonunda ortaya çıktı.

“Gerçeği bilmen gerekiyor. Artık saklayamam...” dedi.

Kalbim hızla çarpmaya başladı.

“Ne gerçeği?” diye fısıldadım.

Rıza başını eğdi. Elleri titriyordu.

“Kemal'in ölümünden önceki son telefon görüşmesini ben yaptım.”

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

“Ne demek istiyorsun?”

Derin bir nefes aldı.

“O gün onu ben çağırdım. Evime gelmesini istedim. Acil olduğunu söyledim.”

Boğazım düğümlendi.

“Yani o yola senin yüzünden çıktı?”

Rıza'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.

“Evet. Ama hikâye bununla bitmiyor.”

Odanın içindeki sessizlik ağırlaştı.

“Yıllardır bunu kimseye anlatmadım. Çünkü korkaktım. Kendimden nefret ettim ama söyleyemedim.”

Yatağın yanındaki çekmeceye uzandı ve eski bir zarf çıkardı.

“Bunu iki yıldır saklıyorum.”

Zarfın içinden katlanmış bir mektup çıktı.

Mektubun üstünde Kemal'in el yazısını görünce nefesim kesildi.

“Bu da ne?”

“Ölmeden üç gün önce bana verdi.”

Titreyen ellerimle mektubu açtım.

Kemal'in yazısı hâlâ aynıydı.

Sevgili dostum,

Eğer bir gün bana bir şey olursa, Nermin'e onu ne kadar sevdiğimi söyle. Ama ona bir şeyi daha anlat.

Senin ona yıllardır âşık olduğunu biliyorum.

Bu satırı okuduğumda gözlerim büyüdü.

Rıza sessizce ağlıyordu.

Mektubu okumaya devam ettim.

Bunu bana hiç söylemedin ama ben gördüm. Sana kızmadım. Çünkü sen gerçek bir dost oldun. Beni hiçbir zaman kıskanmadın, aramıza girmedin ve ailemi kendi ailen gibi korudun.

Eğer ben gidersem ve yıllar sonra ikiniz birlikte mutlu olabilecek duruma gelirseniz, sakın suçluluk duymayın.

Hayat yaşayanlar içindir.

Mektubu okurken gözyaşlarım sayfaların üzerine düştü.

Ama aklım hâlâ tek bir noktaya takılmıştı.

“Bana bunu neden şimdi anlatıyorsun?”

Rıza gözlerini kapattı.

“Çünkü o gün seni kandırdım.”

“Nasıl?”

“Kazadan sonra polis bana Kemal'in son aradığı kişinin ben olduğumu söyledi. Sen yıkılmış durumdaydın. Eğer sana gerçeği söyleseydim, beni suçlayacağından korktum.”

Başımı eğdim.

Dürüst olmak gerekirse, o gün öğrenmiş olsaydım gerçekten onu suçlayabilirdim grsele ilerleyin devamı sonrki sayfda.....

FOTO GALERİLER