Kocam 34 yıllık evliliğin ardından benden daha genç bir kadın için beni terk etti; altı ay sonra, o kadın gözyaşları içinde kapımı çaldı.

Bölüm 1: Kapıdaki Düşman
"Onu kasanın içinde buldum," dedi sesi titreyerek. Gözlerindeki o saf korku, yerini yavaş yavaş acı bir kabullenişe bırakıyordu. "Senin adına düzenlenmiş, primleri son altı aydır gizlice ve eksiksiz ödenen, dudak uçuklatan o hayat sigortası poliçesini... Ve poliçenin altındaki o kan dondurucu ölüm şartını. Rıza seni terk etmedi. Sadece 'kazanın' gerçekleşmesi için mükemmel, şüphe çekmeyen bir alibi yaratıyordu. Ve ben bu korkunç gerçeği öğrendiğim için... Şimdi benim peşimde."

Kapının paslı zinciri parmaklarımın arasından kayıp gitti. Metalin o soğuk ve ince şıngırtısı, evin aylardır içine gömüldüğü o ağır sessizliği keskin bir bıçak gibi ikiye böldü. Sürgüyü tamamen geri çektim ve kapıyı ardına kadar açtım. Sert rüzgar, soğuk yağmur damlalarıyla birlikte Ceren’i de antreye doğru savurdu. Sırılsıklamdı. O çok övündüğü pahalı kaşmir kazağı vücuduna yapışmış, saçları yüzüne çamurlu teller halinde dağılmıştı. Onu içeri aldığımda, dışarıdaki fırtınanın sadece havayla ilgili olmadığını, asıl kasırganın kocam sandığım o adamın karanlık ve hastalıklı zihninde koptuğunu henüz tam olarak idrak edememiştim.

"İçeri geç," dedim, sesimin olabildiğince düz ve duygusuz çıkmasına gayret ederek. "Mutfakta ısın."

Bölüm 2: 12.410 Sabahın İhaneti
Onu, otuz dört yıl boyunca Rıza’ya kahvaltı hazırladığım, kızımızın doğum günlerini kutladığımız ve en nihayetinde Rıza’nın o acımasız cümleyi kurup çekip gittiği aynı mutfağa götürdüm. Ona temiz, sıcak bir havlu uzattım. Bir zamanlar en büyük düşmanım olan, kocamın yatağını, gururumu ve hayatımı çaldığını düşündüğüm bu genç kadın, şimdi mutfak masasının en uç köşesine ilişmiş, ıslak ve kimsesiz bir sokak kedisi gibi titriyordu. Ocakta suyu ısıtırken bir yandan da beynimde yankılanan o kelimeleri sindirmeye çalışıyordum.

"Her şey o cam duvarlı, lüks daireye taşınmamızla başladı," dedi havluya sıkıca sarılırken. Çay fincanının titreyen elleri yüzünden masaya her değişi, mutfaktaki gerilimi bir kat daha artırıyordu. "Bana sırılsıklam aşık olduğunu, benimle yepyeni bir hayata başlamak istediğini sanıyordum. Gençtim, o şaşaalı hayata kandım. Ama taşındığımız ilk haftadan itibaren bazı tuhaflıklar baş gösterdi. Rıza geceleri hiç uyumuyordu. Sürekli birileriyle fısıldaşarak, gergin telefon görüşmeleri yapıyor, bazen gece yarısı aniden evden çıkıp saatler sonra kan ter içinde dönüyordu."

Derin ve kesik bir nefes aldı. Gözlerinden akan yaşlar, yanaklarındaki yağmur sularına karışıyordu. "Dün gece o duştayken çalışma odasındaki çelik kasanın açık unutulduğunu fark ettim. İçinde sadece nakit para veya mücevher olduğunu sanıyordum. Ama dosyalar vardı. Senin imzanın profesyonelce taklit edildiği yüzlerce sayfalık borç senetleri, tefecilerden alınmış yüksek miktarda paralar, karanlık adamlara ait kartvizitler... Rıza yıllardır büyük kumar oynuyormuş. Şirketi tamamen iflasın eşiğindeymiş. Seni o sabah terk etmesinin nedeni yeni bir heyecan, genç bir kadın arayışı falan değildi. Seni o borç batağının tam ortasında, yasal olarak tek sorumlu bırakıp, üzerine yaptırdığı o yüklü hayat sigortasından gelecek 'kaza' parasıyla yurtdışına kaçmayı planlıyordu. Beni de sadece bu planın masum bir vitrini, dikkat dağıtıcı bir piyonu olarak kullanmıştı grsele ilerleyin devamı sonraki sayfda.....

FOTO GALERİLER