
Gecelerimiz uzun sohbetlerle geçiyordu. Bazen bana işlerinden bahsediyor, bazen de geçmişinden küçük sırlar paylaşıyordu. Çocukluğunu anlattığında, içindeki saf duyguyu hissettim. Bana sürekli “Seninle yeniden gençleşiyorum Havva” derdi. Bu cümle beni her defasında gülümsetirdi, çünkü ben de aynısını hissediyordum.
Bir gün bana dedi ki:
“Havva, artık seni görmek istiyorum. Yanına gelip, gözlerinin içine bakarak konuşmak istiyorum. Sesini telefondan değil, yanı başımda duymak istiyorum.”
O an kalbim hızlı çarpmaya başladı. Yıllardır böyle bir heyecanı yaşamamıştım. Aklıma türlü düşünceler geldi: Ya bu doğru bir his değilse? Ya beni kandırıyorsa? Ama öte yandan, bana hissettirdiklerini yok sayamazdım.
