Damadından Hamile Kalan Kaynana
Ancak bu pembe bulutların dağılması çok uzun sürmedi. Balayından eve döndükten tam sekiz hafta sonra, Paul aniden ve hiçbir mantıklı açıklama yapmadan parmağındaki evlilik yüzüğünü çıkarıp masaya bıraktı ve arkasına bile bakmadan evi terk etti. Dünyası başına yıkılan Lauren, kocasının neden böyle bir şey yaptığını, onu neden bir anda bir kenara fırlattığını anlamaya çalışırken acı içinde kıvranıyordu. O sırada ne Paul'ün gidişinin ardındaki gerçek sebepten ne de annesinin karnında taşıdığı o büyük sırrdan haberdardı.
Gerçeğin acımasız yüzü, çok geçmeden Lauren’in kız kardeşinin tesadüfen annesi Julie'nin telefonuna bakmasıyla ortaya çıktı. Kız kardeş, ekranı kaplayan mesajlarda Paul ile Julie arasındaki gizli, tutkulu konuşmaları fark eder etmez donakaldı ve bu korkunç durumu hemen Lauren’e anlattı. Lauren duyduklarına ilk başta asla inanmak istemedi, zihni böyle bir canavarlığı kabul etmeyi reddediyordu. Fakat gerçeği kendi gözleriyle görmesi uzun sürmedi. Kocası evi terk ettikten bir süre sonra annesiyle yüz yüze gelen Lauren, Julie’nin belirgin bir şekilde şişen karnını fark etti. Julie ise köşeye sıkışmanın verdiği panikle bu durumu örtbas etmeye çalıştı; hamileliğini acınası bir yalanla maskeleyerek bunun sadece tehlikeli bir "hastalık" veya aniden büyüyen bir "kist" olduğunu iddia etti.
Lauren, hayatının en büyük travmasını yaşatan o günleri sonraları şu sözlerle ifade edecekti: "Annem ilk başta her şeyi inkar etti, yüzüme baka baka yalan söyledi. İnanamıyordum; bu dünyada en çok güvendiğim, sırtımı dayadığım iki insan, öz annem ve kocam el ele verip bana ihanet etmişlerdi. Bu, bir annenin öz kızına bu dünyada yapabileceği en büyük, en geri dönülemez kötülüktü. Beni dışarıdaki her türlü kötülükten koruması, kollaması gerekirken, o benim kocamı çaldı; ailemi, geleceğimi ve kurduğum tüm hayalleri acımasızca yıktı. Bu yüzden ne yaparsa yapsın, onu asla tamamen affetmeyeceğim."
Bu büyük yıkımın ardından Julie ve Paul, Lauren’i tamamen arkalarında bırakarak kendilerine yeni bir hayat kurdular. Kısa bir süre sonra aralarındaki bu yasak aşktan bir bebek dünyaya geldi ve ikili, skandallara meydan okurcasına evlenmeye karar verdi. Julie, geçen zaman içinde kızının öfkesini dindirmek ve kendisini affettirmek için Lauren'e defalarca pişmanlık dolu mektuplar yazdı, hatta Lauren bir şekilde onların düğün süreçlerinde veya hayatlarında bulunsa da aralarındaki o kutsal bağ bir kez kopmuştu. Lauren, annesiyle bir daha asla eskisi gibi yakın, sıcak ve samimi olamadı; aralarına aşılması imkansız duvarlar örüldü.
Yıllar, açılan bu derin yarayı tamamen iyileştiremese de Lauren’e yeniden ayağa kalkma gücü verdi. Lauren zamanla yaralarını sardı, kendine yeni ve temiz bir iş bularak hayata tutundu. Annesiyle olan iletişimini sadece hayati ve zorunlu durumlarla sınırlı tutarak mesafesini her zaman korudu. En güzeli de geçmişin karanlığından sıyrılarak kendine sıfırdan, sevgi dolu yeni bir aile inşa etti. Şu günlerde dördüncü çocuğuna hamile olmanın ve hayatın getirdiği yeni güzelliklerin tadını çıkarsa da geçmişin gölgesi tamamen yok olmadı. Lauren, annesinin sırtına sapladığı o hançerin açtığı güven sorunlarının ve kalbindeki o derin kırıklığın, ömrünün son nefesine kadar onunla birlikte yaşamaya devam edeceğini çok iyi biliyor.