28 yıllık evliliğin ardından, kocamı ve küçük kız kardeşimi aldatırken yakaladım – bağırmadım, sadece onları doğrudan tuzağıma çektim.

54 yaşındayım ve geçen Perşembe günü, uğruna öleceğim iki insanın beni aylardır yavaş yavaş öldürdüğünü keşfettim.

"Doğum günün kutlu olsun, kardeşim," dedi Kübra, eskiden hayran olduğum o gülümsemeyle ön kapımdan içeri girerken.

28 yıl boyunca, evliliğimin insanların hayal ettiği türden olduğunu düşündüm. Kocam Rıza ile birlikte güzel bir hayat kurmuştuk. İki çocuk yetiştirdik. Sayısız anı paylaştık. Küçük kız kardeşim Kübra ise annemizin ölümünden sonra adeta ikinci evladım olmuştu. Onun eğitimine destek olmuş, zor günlerinde yanında durmuş, hayatı boyunca sırtını yaslayabileceği kişi olmuştum.

Fakat bir hafta önce, işten erken çıktığım gün, evimin içinde gördüğüm manzara bütün hayatımı paramparça etmişti. Rıza ve Kübra... Birlikteydiler. Hem de uzun zamandır süren bir yakınlığın rahatlığıyla.

O gün bağırmadım. Ağlamadım. Sessizce geri çekildim. Çünkü o an anladım ki öfke bana hiçbir şey kazandırmayacaktı. Eğer hayatımı yıkmışlarsa, bunun bedelini de ödeyeceklerdi.

Bu yüzden doğum günü yemeğini planladım.

Salon kahkahalarla doluydu. Yakın arkadaşlarımız, komşularımız ve birkaç akrabamız masanın etrafında oturuyordu. Rıza her zamanki gibi şakalar yapıyor, Kübra ise hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

"Yemekten önce," dedim ayağa kalkarak, "hepinizle paylaşmak istediğim bir şey var."

Çantamdan kalın bir dosya çıkardım.

Rıza'nın yüzündeki gülümseme hafifçe dondu.

"Bu dosya son bir haftadır üzerinde çalıştığım bir şey."

Herkes bana bakıyordu.

Dosyanın içinden birkaç fotoğraf çıkardım. Sonra masanın ortasına bıraktım.

İlk birkaç saniye kimse konuşmadı.

Ardından arkadaşımız Selma elini ağzına götürdü.

Fotoğraflarda Rıza ve Kübra açıkça görünüyordu. Bir kafede el ele oturuyorlar, bir otelin girişinde birlikte yürüyorlar, arabada sarılıyorlardı.

Kübra'nın yüzü bir anda bembeyaz kesildi.

"Abla..." diye fısıldadı.

"Hayır," dedim sakin bir sesle. "Bu gece ilk kez ben konuşacağım."

Rıza ayağa kalkmaya çalıştı.

"Bu açıklanabilir."

"Güzel," dedim. "O halde açıklarsın."

Oturduğu yere geri çöktü.

Misafirlerin yüzlerinde şok vardı. Kimse ne diyeceğini bilmiyordu.

"Bir hafta önce sizi kendi evimde gördüm. O gün hiçbir şey söylemedim. Çünkü gerçeğin tamamını öğrenmek istedim."

Dosyadan birkaç belge daha çıkardım.

"Bunlar otel kayıtları. Bunlar telefon görüşmeleri. Bunlar da son sekiz ay içinde yaptığınız buluşmaların tarihleri."

Kübra ağlamaya başladı.

Ama gözyaşları artık bende hiçbir şey uyandırmıyordu.

Yıllarca onun her derdinde yanında durmuştum. Şimdi ise karşımda, bana ihanet etmiş bir yabancı gibi oturuyordu grsele ilerleyin devamı sonraki syfada.....

FOTO GALERİLER