Mezarlık Bekçisi Fakirleri Yıllarca Ücretsiz Gömdü; Öldüğü Gün Gerçek Kimliği ve Sakladığı Defterler Ortaya Çıkınca Kasaba Yerinden Sarsıldı

HİKAYENİN DEVAMI:

Kulübenin kapısı gıcırdayarak açıldı.

Zeynep içeri ilk adımı attığında boğazına eski sabun, toprak ve çay kokusu doldu.

O oda küçücüktü.

Bir demir yatak.

Bir ocak.

Duvara asılmış iki gömlek.

Pencerenin önünde kırık kenarlı bir fincan.

Köşede yağmurdan kabarmış eski bir seccade.

Taci Amca bu kadar az şeyle yaşamıştı.

Ama duvarlar boş değildi.

Bütün duvarlara isimler yazılmıştı.

Kalemle.

Kömürle.

Bazıları küçük kâğıtlara yazılıp çivilenmişti.

“Emine Demirtaş, tabutsuz gelmişti. 1997.”

“Hasan Usta, kimsesiz değildi; oğlu gelmedi. 2001.”

“Bebek Cemre, adını annesi fısıldadı. 2009.”

“Rukiye Nine, kefeni komşuları aldı. 2015.”

Zeynep elini ağzına götürdü.

Bu duvarlar mezarlık kayıtlarından daha gerçekti.

Çünkü belediyenin defterinde çoğu “muhtaç” ya da “kimsesiz” diye geçiyordu.

Burada ise hepsinin adı vardı.

Avukat Kemal Bey sessizce masaya yaklaştı.

Kırmızı kurdeleli sandığı işaret etti.

“Ali Rıza Bey bunun herkesin önünde açılmasını istedi.”

Belediye başkanı hemen itiraz etti.

“Bu özel eşyadır. Önce belediye incelemeli.”

Avukat ona döndü.

“Belediyenin özellikle incelememesini vasiyet etmiş.”

Kadir sinirlendi.

“Bizi suçlar gibi konuşuyorsunuz.”

“Ben değil,” dedi avukat. “Sandığın içindekiler konuşacak.”

Zeynep sandığın kapağını açtı.

İçinde defterler vardı.

Yıllara göre dizilmiş.

Bazılarının kapağı yıpranmıştı.

Bazılarında toprak lekesi vardı.

En üstte bir mektup duruyordu.

Avukat açtı ve okumaya başladı.

“Ben, Ali Rıza Sancaktar. Bu kasabada otuz yılı aşkın süre Taci Morales adıyla yaşadım. Kim olduğumu sakladım çünkü soyadımın ağırlığından bıkmıştım. Babam ölünce bana büyük bir miras kaldı. Ama o mirasın nasıl kazanıldığını öğrendiğim gün, o sofrada oturamaz hâle geldim.”

Kalabalık kapının önünde sıkışmıştı.

Herkes dinliyordu.

“Babam ve ortakları, yıllarca yoksul köylülerin topraklarını borç senetleriyle ellerinden almış. Cenazesi olan ailelere bile faizle para vermiş. İnsanların yasını bile pazarlık saymış. Ben bunu gördüğümde aile adımı terk ettim.”

Zeynep’in gözleri doldu.

Demek bu yüzden ölülerin yanında duruyordu.

Çünkü ailesinin parası, yaşayanların acısından çıkmıştı grsele ilerleyn devamı sonraki sayfda....

FOTO GALERİLER