Yaşlı Kadın Ölmeden Önce Benimle Evlenmek İstedi… Cenazeden Sonra Avukatın Verdiği Eski Hastane Çantası Hayatımı Sonsuza Dek Değiştirecekti!

Müzeyyen Hanım'ın avukatı çantayı bana uzattığında, ellerimin titrediğini fark ettim. Yıllardır kimsenin dokunmasına izin vermediği o eski lacivert çanta artık benim ellerimdeydi. Üzerindeki deri çatlamış, metal tokaları paslanmaya başlamıştı. Buna rağmen çantaya gösterdiği özen, içinde sıradan bir eşya olmadığını hissettiriyordu.

"Burada mı açmalıyım?" diye sordum.

Avukat başını iki yana salladı.

"Hayır. Bana sadece bunu sana teslim etmem söylendi. Bir de şu zarfı."

Ceketinin cebinden mühürlü bir zarf çıkardı. Üzerinde titrek bir el yazısıyla sadece benim adım yazıyordu.

Eve gider gitmez masaya oturdum. Önce zarfı açtım.

İçinde tek sayfalık bir mektup vardı.

"Sevgili evladım... Eğer bu satırları okuyorsan, artık bu dünyada değilim. Sana gerçekleri anlatmanın zamanı geldi. Önce çantayı aç. Ama içindekileri gördükten sonra beni yargılama. Sonra mektubun devamını oku."

Derin bir nefes aldım.

Yavaşça çantanın tokalarını açtım.

İçinden onlarca eski fotoğraf, sararmış belgeler, bir çocuk hırkası, eski bir nüfus cüzdanı, gazete kupürleri ve küçük ahşap bir kutu çıktı.

Kutunun içinde ise gümüş bir erkek yüzüğü vardı.

Fotoğrafları tek tek incelemeye başladım.

Genç bir Müzeyyen Hanım...

Yanında gülümseyen bir adam...

Sonra yeni doğmuş bir bebek...

Bebeğin yüzüne uzun süre baktım.

Nedense bana çok tanıdık gelmişti.

Belgelerin arasındaki doğum kayıtlarını açınca nefesim kesildi.

Doğum belgesindeki bebeğin adı "Kemal"di.

Babasının adı yazıyordu.

Annesinin adı ise boş bırakılmıştı.

Altına düşülen not dikkatimi çekti.

"Bebek güvenlik gerekçesiyle koruma altına alınmıştır."

Ne olduğunu anlayamıyordum.

Mektubun devamını okumaya başladım.

"Yıllar önce evlendim. Eşim dürüst bir gazeteciydi. Büyük bir yolsuzluk dosyasını araştırırken tehdit edilmeye başladık. O günlerde yeni doğmuş bir oğlumuz vardı."

Satırlar ilerledikçe boğazım düğümlendi.

"Bir gece evimizi bastılar. Eşim beni ve bebeğimizi kaçırmaya çalışırken vurularak öldürüldü. Ben ise oğlumu yaşatabilmek için onu gizlice devlet korumasına teslim etmek zorunda kaldım."

Gözlerim dolmuştu.

"Bana oğlumun öldüğü söylendi. Yıllarca buna inandım. Fakat yıllar sonra gerçeği öğrendim. O yaşıyordu. Evlat edinilmişti. Yeni bir kimlikle büyümüştü."

Kalbim hızla çarpmaya başladı.

Sayfanın sonunda tek bir cümle vardı.

"O çocuk sensin."

Mektup elimden düştü.

Dakikalarca yerimden kalkamadım.

Bu mümkün olabilir miydi?

Hayatım boyunca yetimhanede büyüdüğümü biliyordum. Bana bebekken bırakıldığım söylenmişti grsele ilerleyn devamı sonrki syfada....

FOTO GALERİLER