Kocam beni gizlice bütün hesaplarımızdan çıkardı, sonra da gülerek, “Parayı ben kazanıyorum, kimin dokunacağına da ben karar veririm.” dedi. Ben sadece, “Peki.” dedim.
“Asuman… sen ne yaptın?”
Volkan’ın elindeki ilk zarf titriyordu.
Ben mutfak masasının diğer tarafında sessizce oturuyordum. Önünde üç zarf vardı. Birincisini açmış, içindeki belgeleri birkaç saniyede iki kez okumaya çalışmıştı. Yüzündeki ifade önce şaşkınlıktan öfkeye, ardından korkuya dönüştü.
“Okuduğun şeyi yaptım,” dedim.
“Bu… bu ne demek?”
“Gayet açık yazıyor.”
Volkan belgeyi masaya çarptı.
İlk zarfın içinde avukatım tarafından hazırlanmış boşanma davasına ilişkin resmi evraklar vardı.
Ama Volkan’ı asıl sarsan boşanma değildi.
Belgenin altında, evlilik sırasında ortak ekonomik hayatımıza ilişkin banka hareketlerinin incelenmesi ve benden gizlenerek aktarılan paraların tespit edilmesi talebi bulunuyordu.
Volkan hemen ayağa kalktı.
“Benim paramı mı araştırıyorsun?”
“Bizim olduğunu söylediğin parayı.”
“Ben kazandım!”
Sesi evin içinde yankılandı.
Dokuz yıl boyunca o ses yükseldiğinde geri çekilmiştim.
O gün çekilmedim.
“Bana telefonda da aynısını söyledin.”
Volkan birkaç saniye sustu.
Sonra dudaklarında küçümseyen bir gülümseme belirdi.
“Tamam,” dedi. “Boşanmak istiyorsan boşan. Ama bu evde yaşayacağını sanıyorsan yanılıyorsun. Ben yıllardır buraya para yatırıyorum.”
İkinci zarfı ona doğru ittim.
Gülümsemesi kayboldu.
Zarfı açtı.
İçinden tapu kayıtları, babamın miras belgeleri ve avukatımın hazırladığı açıklama çıktı.
Babamın yıllar önce yaptırdığı o kayıt da aralarındaydı.
Volkan okumaya başladığında yüzü bembeyaz oldu.
Babam, mülkü bana bırakırken yalnızca tapuyu benim üzerime geçirmemişti.
Arazinin aile dışından herhangi bir kişinin borcu, ticari faaliyeti ya da kişisel finansmanı için teminat gösterilemeyeceğine ilişkin resmi bir şerh koydurmuştu.
Bunu ilk öğrendiğimde
Bir Yorum Yazın