İçeriğe geç
Yazı boyutu:
Ölümcül hastalığı olan torunuma, en sevdiği futbol takımını canlı izleyebilmesi için hayalindeki yolculuk hediye edildi

Ölümcül hastalığı olan torunuma, en sevdiği futbol takımını canlı izleyebilmesi için hayalindeki yolculuk hediye edildi

05.10.2026 tarihinde admin tarafından yazıldı — Kategori: Genel

“Çünkü o isim, Arda’nın anne ve babasının öldüğü geceyle ilgili yıllardır doğru bildiğim her şeyi değiştirecek bir sırrın başlangıcıydı.”

Yaşlı adam titreyen dudaklarla bana baktı.

“Benim adım Rauf Demir,” dedi.

O ismi duyar duymaz boğazım kurudu.

On beş yıl önce, kızım Selin ile damadım Oğuzun geçirdiği kazadan sonra hazırlanan polis tutanağında bu ismi görmüştüm.

Rauf Demir.

Kazaya karışan diğer aracın sürücüsü.

Bir anda stadyumun bütün sesi uzaklaştı. Binlerce insan bağırıyor, tezahürat yapıyor, dev ekranda görüntüler akıyordu ama ben hiçbirini duymuyordum.

Sadece o adamı görüyordum.

Karşımda duran adamı.

Yıllardır zihnimde kızımla damadımın ölümünden sorumlu tuttuğum adamı.

Refleks olarak Arda’nın önüne geçtim.

“Senin burada ne işin var?” dedim.

Sesim düşündüğümden çok daha sert çıktı.

Arda şaşkınlıkla bana baktı.

“Dede, bu adam kim?”

Cevap veremedim.

Rauf başını öne eğdi.

“Bana kızmakta haklısınız, Cemal Bey.”

“Bana yaklaşma.”

“Lütfen sadece birkaç dakika dinleyin.”

“On beş yıl boyunca neredeydin?”

Adam gözlerini kapattı.

“Her gün o gecedeydim.”

Bu cevap beni daha da öfkelendirdi.

“Ben kızımı toprağa verdim!” diye fısıldayarak bağırdım. “Damadımı toprağa verdim! Bir yaşındaki torunumu kucağıma aldım ve ona annesiyle babasının artık eve dönmeyeceğini anlatamayacak kadar çaresiz kaldım. Sen şimdi karşıma çıkıp birkaç dakika mı istiyorsun?”

Arda koluma dokundu.

“Dede…”

Rauf’un gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı.

Cebinden az önce gösterdiği fotoğrafı çıkardı ve bana uzattı.

Fotoğrafta genç bir Oğuz vardı.

Yanında da Rauf.

Bir futbol

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir