5 YAŞINDAKİ KIZIM ÇİN’DE ORTADAN KAYBOLDU — 25 YIL SONRA, DOSYAYI HİÇ BIRAKMAYAN DEDEKTİF BANA GERÇEĞİ GÖSTEREN BİR VİDEO GÖNDERDİ.
“Ama Dedektif Sinan’ın videonun son birkaç saniyesinde gösterdiği kişi ortaya çıktığında, yirmi beş yıldır inandığım her şey bir anda altüst oldu.”
Ekranda gördüğüm kişi ağabeyim Tayfun’du.
Ama beni asıl dehşete düşüren şey onun orada olması değildi.
Tayfun’un elinden tuttuğu küçük kızdı.
Yağmur.
Videoyu durdurdum.
Gözlerimi ekrandan ayıramıyordum.
Tarih, kızımın kaybolduğu gündü.
Görüntü uzaktan çekilmişti. Eski bir dükkânın güvenlik kamerasına ait olduğu belliydi. Tayfun, Yağmur’un elinden tutmuş, yolun karşısındaki koyu renk bir arabaya doğru yürüyordu.
Yağmur ağlamıyordu.
Direnmiyordu.
Çünkü yanındaki adam dayısıydı.
Güvendiği biriydi.
Boğazım düğümlendi.
Videoyu başa aldım.
Bir kez daha izledim.
Sonra bir kez daha.
Her seferinde aynı şeyi görüyordum.
Tayfun arabayı açıyor, Yağmur’u arka koltuğa bindiriyor ve çevresine bakarak direksiyona geçiyordu.
Telefonum çaldığında yerimden sıçradım.
Arayan Dedektif Sinan’dı.
Titreyen ellerimle telefonu açtım.
“Videoyu izlediniz mi?” diye sordu.
“Bu… bu nasıl mümkün olabilir?”
Sesim bana bile yabancı geliyordu.
Sinan birkaç saniye sustu.
“Size anlatmam gereken çok şey var.”
O gece öğrendiklerim, yıllardır taşıdığım acının şeklini tamamen değiştirdi.
Video yeni bulunmamıştı.
Aslında görüntü yirmi yedi yıldır vardı.
Ancak güvenlik kamerasının kayıtları ilk soruşturma sırasında başka bir dosyayla karıştırılmış ve polis arşivinde yanlış tarihle saklanmıştı.
Sinan emekli olduktan sonra bile Yağmur’un dosyasını bırakmamıştı.
Birkaç ay önce eski delilleri yeniden incelerken görüntüyü bulmuştu.
Fakat Tayfun’un yüzünü gördükten sonra hemen beni aramamıştı.
Önce onun geçmişini araştırmıştı.
“Ve ne
Bir Yorum Yazın