Arkadaşım beni hırsızıkla suçladı..

Mutfak masasının kenarına tutunarak sandalyeye yavaşça çöktüm; dizlerimin bağı çözülmüş, tüm gücüm çekilmişti. Gözyaşlarım, Müjgan Hanım’ın o sarsak, yaşlı el yazısıyla yazılmış satırların üzerine damlarken, kalbim göğüs kafesimi parçalayacakmış gibi atıyordu. Salonun ortasında, o şatafatlı masanın başında bana yöneltilen o buz gibi hırsızlık suçlaması hâlâ kulaklarımda yankılanırken, elimdeki bu kâğıt parçası tüm dünyayı tersine çevirmişti.

"Güzel kızım," diye başlıyordu not. "Sana o insanların önünde yaşattığım bu korkunç utanç için beni affet. Yüzüne karşı o ağır kelimeleri söylerken kalbim paramparça oldu. Ama bunu yapmak zorundaydım. Öz kızım Vildan ve damadım, aylardır arkamdan kuyumu kazıyorlar. Benim akıl sağlığımın yerinde olmadığını iddia edip tüm mal varlığıma çökmek için gizlice vesayet davası açtıklarını öğrendim. Evdeki her adımım, her konuşmam, her kuruşum onlar tarafından izleniyor. Sana haftalardır bakıyorum; hasta annene ilaç alabilmek için bu yaşta gururunu nasıl hiçe sayıp buraları temizlediğini gördüm. Benim kendi kızımda bulamadığım o merhamet sende var. Vildan banka hesaplarımı çoktan kısıtladı, elime nakit geçmesini engelliyor. Annene yardım etmeyi çok istedim ama sana doğrudan para verseydim bunu fark eder ve seni gerçekten hırsızlıkla suçlayıp hapse attırırlardı. Bu yüzden kusursuz bir oyun oynamak zorundaydım. Seni herkesin içinde kovdum ki benden asla şüphelenmesinler. Ve evet, inci kolyem gerçekten kayıp... Çünkü onu dün gece gizlice, şu an elinde tuttuğun o önlüğün astarının içine diktim. O kolye bana büyükannemden yadigârdır, çok değerlidir. Lütfen onu sat ve annenin tüm masraflarını karşıla. Bu, gerçek bir evlada yapabileceğim son iyilik. Buraya sakın dönme, benim için de üzülme, ben bu karanlıktan çıkış yolunu bulacağım." Devamı Sonraki Sayfada..

FOTO GALERİLER