enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.

Adam İstanbul’a Gelince

Adam İstanbul’a gelince çocuğuna bakacak ka­dın arar. Bin bir güçlükle birisini bulur. Adı Gülay’dır. Gü­lay bekârdır ve yoksul bir ailenin çocuğudur. Aile geçimini zorlukla sağlamaktadır. Gülay işe başlar. Kendisi güzel yemek yapar, ev işlerini becermektedir. Çocuklarla arası iyidir, evin hanımının güvenini kazanır. Ancak Gü­lay kendisi ve etrafı ile çok barışıktır.

Dr. İbrahim, bir gün Gülay’ın parmağında yüzük görür, açıklama bekler.

Gülay, “Ben nişanlandım” der.

“Kiminle?” sorusuna yanıtı ibret vericidir ve derslerle doludur:

“Ben haddimi bilirim. Ben bir işadamı ile bir sanat­kâr ile bir memur ile nişanlanmayı hayal etmem. Nişanlandığı bireyi duyunca sok olur.. Evlenir hamile kalır ama sonrasındaki olacakları kimse ön görü edemezdi.. Gülay..

devamı sonraki sayfada…