Ebeveynlerimin Evini Satmamayı Seçtim

Sokağın ortasında, nefes nefese kalmış bir halde dururken kalbim adeta göğüs kafesimi parçalayacak gibi atıyordu. Babamın o titrek el yazısıyla duvara kazıdığı ilk cümle beynimin içinde yankılanıp duruyordu: "Bunu okuyan çocuğum... Biliyordum, bu evi asla terk etmeyeceğini biliyordum."

Soğuk terler döküyordum. Babam ölümünden yıllar önce, bu duvar kağıdının ardına bu kelimeleri nasıl ve ne düşünerek gizlemişti? İçimdeki o amansız korku yavaş yavaş yerini dizginlenemez bir meraka bırakırken, derin bir nefes aldım ve adımlarımı tekrar o eski, ahşap kapıya doğru yönelttim. Ayaklarım geri geri gitse de, o yatak odasına dönmek ve duvarın ardındaki sırrın tamamını çözmek zorundaydım.

Odaya tekrar girdiğimde, akşam güneşi pencereden süzülüyor ve duvardaki yazıyı aydınlatıyordu. Spatulayı elime alıp ellerim titreyerek duvar kağıdının kalan kısımlarını da büyük bir dikkatle soymaya başladım. Kağıtlar birer birer yere düşerken, babamın geçmişten gelen o sessiz mektubu da bütünüyle ortaya çıkıyordu. Duvarın neredeyse yarısını kaplayan yazıyı, gözyaşlarımı tutmaya çalışarak okumaya devam ettim:

"Eğer bu yazıyı bulduysan, demek ki o inatçı ve vefalı çocuğum sensin. Abin Burak'ın yeni evdeki rahatı seçeceğini ve senin bu çürümeye yüz tutmuş hatıralara sahip çıkacağını başından beri hissediyordum. Bu evi elinde tutmanın ne kadar zor olacağını, o gıcırdayan zeminlerin, akıtan çatının ve dökülen sıvaların seni ne kadar yoracağını ve maddi olarak tüketeceğini tahmin edebiliyorum. Belki de şu an paran bitti ve büyük bir çaresizlik içinde 'Neden bu enkazı satıp kurtulmadım?' diye kendine kızıyorsun. Ama unutma, burası sadece taştan ve tuğladan ibaret eski bir bina değil; burası bizim yuvamız, ailemizin kökleri. Ve ben, hatıralarımıza sahip çıkan çocuğumu asla yarı yolda bırakmam." Devamı Diğer Sayfada..

FOTO GALERİLER