Bebekle geri döndü..

Bebek kucağında kıpırdadı. Dikişleri öyle bir yandı ki duvara yaslanmak zorunda kaldı.

İvan’a aramak için telefonu çıkardı ama tam o sırada kapı açıldı.

İvan kapıda duruyordu. Üzerinde eski bir eşofman, yüzünde ne sevinç vardı ne suçluluk…

Sadece soğuk bir ifade.

“Ne oluyor?” dedi Reyna.

İvan yerinden kıpırdamadı.

“Şu an giremezsin.”

Reyna bir an duymamış gibi oldu.

“İvan… ben ameliyattan çıktım. Senin çocuğunu doğurdum. Yatmam lazım.”

İçeriden Karmen’in sesi duyuldu. Sert, rahat ve buyurgan:

“Oğlum, düzgün söyle. Ben huzur istiyorum. Bebek sesi tansiyonumu yükseltiyor.”

İvan gözlerini kaçırdı.

“Annemin huzura ihtiyacı var. Bir süre annenin evine git.”

Reyna bir an dondu.

“Bir süre mi?”

İvan yutkundu.

“Yani… çocuk büyüyene kadar. Bir yıl, belki iki.”

Karmen kapıda belirdi. Saçları yapılmış, makyajı tam, elinde kahve…

“Zaten bebek kokusu her yere siner. Yeni temizledim. Buraya sokma.”

Reyna bebeğine baktı.

Sonra bebeğini “koku” diye aşağılayan kadına.

Ve sesi hiç yükselmeden konuştu:

“Bu daire benim üzerime kayıtlı.”

İvan çenesini sıktı.

“Kağıtlarla uğraşma. Biz aileyiz.”

Reyna telefonu kaldırdı.

Karmen küçümseyerek güldü.

“Kimi arayacaksın? Anneni mi? Ağlasın diye?”

Reyna site yönetimini aradı.

Sonra 112’yi.

Telefon çalarken İvan bir adım attı… telefonu elinden almak ister gibi…

Ve o an… içeriden gelen bir ses her şeyi durdurdu:

“Bırak onu.”

Ses, kapının arkasından değil…

sanki evin kendisinden gelmişti. Reyna’nın telefonu hâlâ 112’deydi.

Koridorda yankılanan o “Bırak onu” sesi, bir an için herkesi dondurmuştu. İvan’ın eli yarı havada kaldı. Karmen’in yüzündeki o kendinden emin ifade ilk kez çatladı.

Ama ses tekrar konuştu:

“Ben kapıyı açan kişiyim. Ve bu evde kimin kalacağını ben belirlerim.”

Reyna başını yavaşça çevirdi.

Ses içeriden geliyordu.

Kapının yanındaki akıllı panelden değil… evin salonundan.

Bir saniye sonra kamera ışığı yandı.

Koridordaki küçük güvenlik ekranı açıldı.

Ve ekranda görünen kişi… Reyna’nın babasıydı.

İvan’ın yüzü bir anda değişti.

“Bu… bu nasıl olur?” diye fısıldadı.

Karmen geri bir adım attı.

Reyna bile şaşırmıştı ama gözlerinde panik yoktu. Sanki uzun zamandır beklediği bir şey nihayet gerçekleşmişti.

Ekrandaki adam sakin bir sesle konuştu:

“Reyna, kapıyı açma. Polis zaten yolda. Binanın güvenlik sistemine uzaktan bağlandım.”

İvan donakaldı.

“Baba mı?” dedi şaşkınlıkla.

Reyna ilk kez gözlerini kaçırmadan cevap verdi:

“Evet. Babam.”

Karmen hemen atıldı:

“Ne demek baban? Bu ev İvan’ın evi!”

Reyna hafifçe güldü. O gülüş yorgundu ama içinde keskin bir netlik vardı.

“Hayır,” dedi. “Bu ev benim üzerime kayıtlı. Ama asıl hikâyeyi bilmiyorsunuz.”

Koridorda siren sesi yükselmeye başladı.

Yaklaşan polis arabalarının sesi binanın içine kadar giriyordu.

İvan bir anda panikledi:

“Reyna, abartma! Polisi neden çağırıyorsun? Bu aile içi bir mesele!”

Reyna gözlerini kısarak baktı.

“Ben doğumdan üç gün sonra evime alınmıyorsam, bu aile meselesi değildir.”

Kapı zilini polis çaldı.

Güvenlik görevlisi yukarı çıkarken herkes gerildi.

İki polis memuru koridora girdi.

“Şikâyet varmış,” dedi biri. “Ne oluyor burada?”

Reyna sakin bir şekilde telefonu kaldırdı.

“Ben hastaneden yeni taburcu oldum. Bu ev benim üzerime kayıtlı. Ama eve giremiyorum. Ayrıca içeride benim rızam dışında kilit değiştirildi.”

Karmen hemen araya girdi:

“Yalan söylüyor! Biz burada yaşıyoruz!”

Polis memuru elini kaldırdı:

“Sakin olun. Tapu sahibini görebilir miyiz?”

Reyna telefonundan bir belge açtı. Tapu fotokopisi, kimlik, site yönetimi sözleşmesi…

Hepsi onun adına kayıtlıydı.

İvan bunu görünce geri çekildi.

“Bu… bu nasıl senin üstüne olur? Biz evliyiz!”

Reyna’nın sesi ilk kez sertleşti:

“Evlilik, mülkiyet hakkını silmez İvan.”

O sırada Reyna’nın babasının sesi tekrar hoparlörden geldi:

“Ben bu evi, kızımın geleceği için aldım. Sen evlenmeden önce. Tüm ödemeler bendedir. Ve şartım çok netti: Bu ev sadece Reyna’nın olur.”

Karmen bağırdı:

“Bu haksızlık!”

Ama polis artık kararını vermişti.

“Hanımefendi,” dedi memur Reyna’ya, “isterseniz kilidin değiştirilmesini kayıt altına alıp müdahale edebiliriz.”

Reyna başını salladı:

“Evet. Lütfen.”

Bir teknik ekip çağrıldı.

Dijital kilit söküldü.

Yeni sistem kuruldu.

Ve ilk kez o gün, kapı Reyna’nın parmak izini kabul etti.

Kapı yeşil yandı.

Klik.

Kapı açıldı.

Sessizlik çöktü.

Reyna içeri bir adım attı.

Ev hâlâ onun eviydi.

Ama ilk kez bunu hissedebiliyordu.

Arkasından İvan konuştu:

“Reyna… lütfen. Annem sadece…”

Reyna dönmedi bile.

“Annen değil sorun,” dedi. “Sen varsın sorun.”

İvan dondu.

“Ne demek istiyorsun?”

Reyna bebeğini daha sıkı tuttu.

“Doğum yaptığım gün hastaneye gelmedin. Geldiğimde beni kapıdan çevirdin. Ve bunu annenin isteğiyle yaptın.”

Karmen homurdandı:

“Ben sadece huzur istedim!”

Reyna ilk kez ona baktı.

“Bir bebeğin sesi huzuru bozuyorsa, o huzur zaten hastadır.”

O an Karmen susmak zorunda kaldı.

Polis memuru İvan’a döndü:

“Beyefendi, siz de eşyalarınızı toplamak zorundasınız. Ev sahibi açıkça izin vermiyor.”

İvan bir an hiçbir şey diyemedi.

Sonra sesi kırıldı:

“Ben… nereye gideceğim?”

Reyna bu soruya uzun süre baktı.

Sonra çok sakin konuştu:

“Annenin istediği yere.”

Bir saat içinde ev boşaldı.

Karmen söylenerek çıktı.

İvan kapının önünde durdu, son kez konuştu:

“Bunu gerçekten mi yapıyorsun?”

Reyna gözlerini indirdi, bebeğine baktı.

Sonra kapıya.

“Ben hiçbir şey yapmıyorum,” dedi. “Sadece kendimi koruyorum.”

Kapı kapandı.

Klik.

Ve bu kez içeriden kilitlendi.

Gece olduğunda ev sessizdi.

Sadece bebek nefesi ve duvar saatinin tik takları vardı.

Reyna ilk kez duş aldı.

Sıcak su omzuna vururken gözlerini kapattı.

Ağlamadı.

Çünkü artık ağlamak için değil, yaşamak için nefes alıyordu.

Salona geçti.

Babası hâlâ görüntülü aramada bekliyordu.

“İyi misin?” diye sordu adam.

Reyna hafifçe gülümsedi.

“Şimdi daha iyiyim.”

Babası kısa bir sessizlikten sonra konuştu:

“Biliyor musun… en zor şey insanın kendi evinde misafir edilmesi değil.”

“Ne?” dedi Reyna.

“Sevdiğin insan tarafından yabancı gibi muamele görmek.”

Reyna o an gözlerini kapattı.

Ama bu kez acıdan değil.

Gerçekten bittiğini anladığı için.

Bir hafta sonra…

Boşanma dilekçesi İvan’a ulaştı.

Karmen aradı, bağırdı, tehdit etti.

Ama Reyna hiçbirine cevap vermedi.

Sadece bir mesaj yazdı:

“Ben artık kimsenin sabrı değilim. Kendi hayatımım.”

Telefonu kapattı.

Ve o gece…

Mete ilk kez uzun uzun uyudu.

Reyna da onun yanında, aynı evde…

ilk kez korkmadan gözlerini kapattı.

Çünkü artık kapıyı dışarıdakiler değil…

sadece o açıyordu.

FOTO GALERİLER