Bir yıllık bir ilişkinin ardından

Sabah olduğunda Selin’in evindeydim. Kapıyı sabahlıkla, uykulu bir halde açtı; beni görünce hiçbir şey demeden sarıldı. Haftalar sonra ilk kez ağlamama izin verdim. — Ne oldu, kehanet tuttu mu? — dedi sonra hüzünlü bir gülümsemeyle. Başımı salladım. — Emel Hanım düşündüğümden daha güçlü çıktı. Belki de iyi oldu. İki hafta geçti. Murat aradı, mesaj attı, sesli mesajlar bıraktı: özür diliyordu, buluşmak istiyordu. Sessiz kaldım. Aşkı acıdan ayırabilmek için zamana ihtiyacım vardı. Sonunda buluştuğumuzda ne diyeceğimi artık biliyordum. İlk kez elimi tuttuğu o köprüde bekliyordu beni. Rüzgâr saçlarını savuruyordu, gözleri yorgun, suçluydu. — Her şey için özür dilerim, Elif. Sınır koyamadım. Hep sessizliği seçtim… — Ve o sessizlikte beni kaybettin, — dedim sözünü keserek. Başını eğdi. — Annem gitti. Her şeyi anlattım ona. Artık çok geç, muhtemelen. — Zaten dağıldığımız yere dönmek için geç, — dedim. — Ama belki yeni bir yere, kimsenin duvarı olmayan bir yere başlamak için geç değildir. Bir süre sessiz kaldık. Ne vaatler, ne “sonsuz” sözleri. Sadece dürüstlük — ilk kez aramızda. Önce ben ayrıldım oradan. Ayaklarımın altında yapraklar hışırdadı. Uzun zamandan sonra ilk kez nefes almak kolay geldi. Akşam kendime o “yeni fincanla” çay yaptım. Yeni bir hayat için değil — artık kimsenin benim hayatımı yeniden yazmasına izin vermeyeceğim gerçek hayatım için.

FOTO GALERİLER