Kaynana, müstakbel gelinini oğluna layık görmüyordu.

BÖLÜM 1

Meğer Arda’nın annesi, oğlunun hayatına giren ilk kadına bunu yapmamıştı… 😨

O gece beni aşağı iterek sadece beni susturacağını sandı.
Ama aslında kendi karanlık geçmişinin kapısını açmıştı.

Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyordu:

Nurten Hanım daha önce kimleri ortadan kaldırmıştı? 👇

“Meğer Arda’nın annesi, oğlunun hayatına giren ilk kadına bunu yapmamıştı… O gece beni aşağı iterek sadece beni susturacağını sandı. Ama aslında kendi karanlık geçmişinin kapısını açmıştı.”

Hastane odasının beyaz ışıkları gözlerimi yakarken, başucumda duran polis memurunun sözleri zihnimin içinde yankılanıyordu. Kaburgalarımda keskin bir sızı vardı. Sol kolum alçıdaydı. Nefes aldıkça göğsüm yanıyordu ama ben acımı değil, duyduklarımı düşünüyordum.

Nurten Hanım tutuklanmıştı.

Ama mesele sadece benim çatıdan itilmem değildi.

Polis memuru, elindeki dosyayı kapatıp yüzüme dikkatle baktı.

— Elif Hanım, sizin olayınızdan sonra gökdelenin kamera kayıtlarını inceledik. Sadece o geceye ait görüntüler değil, binanın eski güvenlik arşivleri de açıldı. Ve bazı çok garip şeyler bulduk.

Boğazım kurudu.

— Ne gibi?

Memur birkaç saniye sustu. Sanki söyleyeceği cümleyi yumuşatmanın bir yolunu arıyordu.

— Arda Bey’in geçmişte nişanlanmak üzere olduğu iki kadın daha varmış. İkisi de ailesiyle tanıştıktan kısa süre sonra hayatından çıkmış.

Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı.

— Hayatından çıkmış derken?

— Biri ani bir trafik kazasında ölmüş. Diğeri ise ortadan kaybolmuş. Dosyalar kapanmış ama şimdi bazı ayrıntılar yeniden inceleniyor.

O an odanın içindeki hava ağırlaştı. Sanki duvarlar üzerime doğru geliyordu. Arda’nın annesinin bana çatıdaki bakışını hatırladım. O buz gibi gözlerde sadece nefret yoktu. Daha derin, daha karanlık bir şey vardı. Alışkanlık gibi bir soğukkanlılık.

Kapı aralandı. İçeri Arda girdi.

Yüzü solgundu. Gözleri kan çanağına dönmüştü. Beni görünce adım atmak istedi ama durdu. Sanki yaklaşmaya hakkı yokmuş gibi.

— Elif…

Sesindeki kırıklık beni paramparça etti. Onu seviyordum. Ama o an, sevgiyle korku birbirine karışmıştı.

— Bunları biliyor muydun? — diye sordum.

Başını iki yana salladı.

— Yemin ederim bilmiyordum. Annem zor bir kadındı, evet. Kimseyi bana layık görmezdi. Ama böyle bir şey yapabileceğini… Elif, bunu aklımdan bile geçirmedim.

Gözlerinden yaş süzüldü. Ona inanmak istiyordum. Fakat içimde başka bir ses vardı: “Bu ailede bilmediğin daha neler var?”

Arda yatağımın yanına geldi, elimi tutmak istedi. Elimi yavaşça geri çektim. Bu hareketim onu daha çok yıktı ama başka türlü davranamazdım.

— Bana zaman ver, dedim. Sadece zaman.

O gece hastanede uyuyamadım. Her gözümü kapattığımda kendimi yine o çatıda buluyordum. Rüzgâr yüzüme vuruyor, Nurten Hanım’ın sesi kulağımda yankılanıyordu:

“Oğlum seni asla seçmemeliydi.”

Ertesi sabah polisler yeniden geldi. Bu kez yanlarında genç bir kadın vardı. Koyu renk saçları omuzlarına dökülüyordu. Gözlerinin altında yılların yorgunluğu vardı.

— Ben Selin, dedi. Arda’nın eski nişanlısıydım.

Sanki kalbim bir anlığına durdu.

— Siz… kaybolan kadın mısınız?

Acı bir gülümsemeyle başını salladı.

— Evet. Ama kendi isteğimle kaybolmadım.

Selin sandalyeye oturdu. Elleri titriyordu. Anlatmaya başladığında odadaki herkes sustu Devamı sonrki syfada....

FOTO GALERİLER