Eski Sevgilimden İntikam Almak İçin Taksi Şoförüyle Evlendim… Ama Ertesi Sabah Elindeki Eski Fotoğraf Hayatımı Altüst Etti
Ama bu kadar tesadüf fazla değil miydi?
Tam bunu düşünürken telefonum çaldı.
Arayan Murat'tı.
Reddettim.
Bir saniye sonra tekrar aradı.
Sonra tekrar.
En sonunda mesaj attı.
"Lütfen konuşalım. Çok önemli."
Hiç cevap vermedim.
Bu kez kapı çaldı.
Kapıyı açınca Murat'ı karşımda gördüm.
Yüzü solgundu.
"Bir dakika konuşabilir miyiz?"
"Hayır."
Tam kapıyı kapatacaktım ki,
"Zeynep her şeyi itiraf etti."
Duraksadım.
"Ne demek istiyorsun?"
Murat başını eğdi.
"Beni hiç aldatmadı."
Sanki dünya yeniden durmuştu.
"Bana yalan söyleme."
"Gerçek."
Emre arkamda sessizce bekliyordu.
Murat devam etti.
"Düğünden önce sana sürpriz bir ev almak istiyordum. Bunun için Zeynep'ten yardım aldım. Emlakçıyla görüşmeleri o yürüttü çünkü senin haberdar olmanı istemedim."
Kaşlarımı çattım.
"Peki insanlar neden sizi birlikte gördü?"
"Çünkü gerçekten birlikte dolaşıyorduk."
İçimde yeniden öfke yükseldi.
"Bunu bana neden söylemedin?"
"Çünkü sürprizi bozmak istemedim."
"O zaman neden düğün iptal oldu?"
Murat'ın gözleri doldu.
"Çünkü sana ulaşamadan önce internette hakkımızda çıkan dedikodular yayıldı. Sen beni dinlemeden yüzüğü attın. Ben de gururum yüzünden peşinden gelemedim."
Sessizlik çöktü.
O an anladım ki ihanet sandığım şey, eksik bırakılmış cümlelerden doğmuştu.
Ama yine de bir şey eksikti.
"Zeynep neden sustu?"
Tam o sırada telefonum çaldı.
Bu kez arayan Zeynep'ti.
Titreyen sesiyle ağlayarak konuştu.
"Hepsi benim suçum."
"Neden?"
"Sana doğum günü sürpriziyle birlikte evi de gösterecektik. Sonra insanlar konuşmaya başladı. Sana gerçeği söylemek istedim ama korktum. Sen beni dinlemeyeceğini söyledin. Her şey kontrolden çıktı."
Telefon elimden kaydı.
Bir gün içinde iki farklı hayat yaşamış gibiydim.
Murat masumdu.
Zeynep hata yapmıştı.
Ben ise öfkemle, tanımadığım bir adamla evlenmiştim.
Başımı Emre'ye çevirdim.
"Özür dilerim."
Emre hafifçe gülümsedi.
"Neden?"
"Çünkü seni sadece intikam için kullandım."
Uzun süre sustu.
Sonra beklemediğim bir şey söyledi.
"Ben seni kullanılmış hissetmedim."
Şaşkınlıkla baktım.
"Dün gece seni dinlerken ilk kez uzun zamandır gerçekten birine güvenmek istediğimi hissettim."
Murat sessizce geri çekildi.
"Galiba artık burada olmamam gerekiyor."
Arkasını dönüp merdivenlerden indi.
Bir daha arkasına bakmadı.
Ben ise kapının önünde donup kalmıştım.
İçimde büyük bir suçluluk vardı ama pişmanlık yoktu.
Çünkü ilk kez biri beni değiştirmeye çalışmadan anlamıştı.
Aradan altı ay geçti.
Ben ve Emre, aceleyle kıyılan nikâhın ardından birbirimizi gerçekten tanımaya başladık.
Birlikte kahvaltılar yaptık, uzun yolculuklara çıktık, kavga ettik, barıştık ve her geçen gün o imzanın sadece bir intikam olmadığını fark ettik.
Bir akşam aynı taksiyle beni ilk aldığı sokağın önünde durdu.
Bagajdan küçük bir kutu çıkardı.
Gülümseyerek önüme diz çöktü.
"Belediyede attığımız imza sadece bir kâğıttı."
Kutuyu açtı.
İçinde sade bir alyans vardı.
"Bu kez gerçekten benimle evlenir misin?"
Gözlerim doldu.
Bu kez ne öfke vardı ne de intikam.
Sadece huzur.
Elini tuttum ve gülümseyerek başımı salladım.
"Bu kez cevabım aşk için... Evet."
O gün anladım ki bazen insan hayatının en büyük hatasını yaptığını sanırken, kader sessizce onu olması gereken yere götürüyormuş. İntikam için çıktığım yol, bana beklemediğim bir mutluluğun kapısını açmıştı. Eski bir fotoğraf ise, yıllar önce başlayan ama ikimizin de fark etmediği hikâyenin aslında hiç yarım kalmadığını göstermişti.