Kapıyı açtığımda nefesim kesildi. Karşımda saçlarına aklar düşmüş, bastonundan güç alarak ayakta duran ama o şefkatli bakışını hiç kaybetmemiş olan kız kardeşim Ayşe duruyordu! Yanında çocukları ve torunları vardı. Yüzüme nefretle bakmasını, beni kovmasını beklerken Ayşe bana sımsıcak sarıldı. "Ablam... Et tırnaktan ayrılır mı hiç? Yalnızlık sadece Allah'a mahsus, hadi toparlan, bizim evimize gidiyoruz" dedi. O an dizlerimin bağı çözüldü, olduğum yere yığılıp 40 yılın pişmanlığıyla hıçkırıklara boğuldum. Uğruna kan bağımı hiçe saydığım kocam beni bu dünyada yapayalnız bırakıp gitmişti ama benim sırt çevirdiğim o kan bağı, en karanlık günümde elimden tutmuştu. Kadınlar, lütfen sesimi duyun; hiçbir evlilik, hiçbir erkek sizi ailenizden koparacak kadar değerli değildir!