Kardeşim birkaç hafta önce beni yakın arkadaşı Emre ile tanıştırdı. Emre'nin harika bir adam olduğunu; evinin, lüks bir arabasının ve çok iyi bir işinin olduğunu söyledi.
Kanım kaynadı ve onunla yemeğe çıkmayı kabul ettim. Bir akşam beni evden aldı ve aşırı lüks bir restorana götürdü. Hayatımda daha önce hiç böyle şatafatlı bir yere gitmemiştim. ORADAKİ SADECE BİR KAHVE BİLE NEREDEYSE 3000 LİRAYDI!
Menüdeki fiyatları görünce dehşete düşüp burada yemek yiyemeyeceğimi söyledim. Ama Emre hesabı kesinlikle kendisinin ödeyeceğini söyleyip, onu reddederek kırmamamı rica etti. Bu ince tavrı gururumu okşadı, ben de kabul ettim.
Siparişlerimizi verdik, sohbetin tadını çıkardık. Her şey kusursuz görünüyordu. Emre son derece esprili ve zeki bir adamdı, saatlerce her konudan konuştuk.
Hesap ödeme zamanı geldiğinde, o kendine güvenen gülümsemesiyle cüzdanından kartını çıkardı ve garsona uzattı. Ben de o sırada tuvalete gitmek için masadan izin istedim.
Fakat lavabodan masaya geri döndüğümde... O anı hâlâ kâbus gibi, sisli bir perdenin ardından hatırlıyorum. Gördüğüm o akılalmaz manzarayla az kalsın olduğum yere yığılıp kalacaktım!
Lavabonun o loş, altın varaklı koridorundan çıkıp restoranın ana salonuna doğru yürürken, içerideki o sessiz ve elit atmosferin bir anda yerle bir olduğunu fark ettim. Arka planda çalan hafif keman sesi kesilmiş, insanların o zarif fısıltıları yerini gergin bir uğultuya bırakmıştı. Adımlarımı hızlandırdım. Kendi masamıza doğru yaklaştığımda, Emre'nin o birkaç dakika önceki kendinden emin, rahat ve havalı duruşundan eser kalmadığını gördüm. Ayaktaydı ve köşeye sıkışmış vahşi bir hayvan gibi panikle etrafına bakınıyordu.
Masamızın başında sadece garson değil, şaşkınlık içinde duran restoran müdürü, yüzünde büyük bir öfke taşıyan şık giyimli, orta yaşlı bir kadın ve sivil giyimli iki polis memuru dikiliyordu. Kadın, Emre'nin az önce hesabı ödemek için o havalı hareketiyle garsona uzattığı siyah, prestijli kredi kartını havada sallayarak bütün restoranı inletecek bir sesle bağırıyordu:
"Bu benim kartım! Dün gece ofisime gizlice giren, kasamı boşaltan ve kocamın lüks cipini garajdan çalıp kaçan hırsız işte bu adam! Devamı icin sonraki sayfaya geciniz..."