Büyükannemin Doğum Gününde Yanına Gelen Tek Kişi Bendim — Gözlerindeki Hüznü Görünce Aileme Bir Ders Vermem Gerektiğini Anladım

“Gözyaşlarını silerken telefonumu elime aldım. Ve ailemin hayatları boyunca unutamayacağı bir şey yapmaya karar verdim…”

Telefon ekranına baktım. Önce annemin numarasını açtım. Parmaklarım titriyordu ama öfkem daha güçlüydü.

Aradığımda birkaç saniye sonra telefonu açtı.

“Ne oldu? Bir şey mi var?” dedi.

Ses tonundan, büyükannemin doğum gününü tamamen unuttuğunu anladım.

Derin bir nefes aldım.

“Anne… Büyükannemin evindeyim.”

“Evet, biliyorum. Bugün onun günüydü ama biraz işler karıştı. Sonra uğrarız diye düşünmüştük.”

“Hayır anne.” dedim. “Sonra değil. Bugün.”

Sessizlik oldu.

“Burada tek başına oturuyor. Sabah erkenden kalkıp sizin için hazırlık yapmış. Masayı süslemiş. Yemekler yapmış. Ama o masada tek bir kişi bile yoktu.”

Annem cevap vermedi.

“Bizi büyüten kadın bugün kendi doğum gününde yalnız kaldı.”

Telefonun diğer ucundan hafif bir iç çekiş geldi.

“Abartıyorsun…”

Bu söz beni daha da yaraladı.

“Hayır anne. Asıl biz yıllardır onun yaptıklarını küçümsüyoruz.”

Telefonu kapatmadan önce sadece şunu söyledim:

“Eğer hâlâ onun bizim için ne ifade ettiğini hatırlıyorsan, bugün buraya gel.”

Sonra kardeşimi aradım.

Aynı konuşmayı onunla da yaptım.

Beklediğim gibi önce bahaneler geldi.

“Param yoktu.”

“İşim vardı.”

“Zaten herkes bir şey yapar diye düşündüm.”

Ama hiçbir bahane, büyükannemin mutfakta tek başına tabak toplamasını açıklamaya yetmiyordu.

Telefonları kapattıktan sonra büyükannemin yanına döndüm.

O, hâlâ masadaki kırıntıları topluyordu.

“Büyükanne, bırak artık.”

Bana baktı.

“Ne yapayım yavrum? İnsan kendi doğum gününün dağınıklığını da kendi topluyor demek ki.”

Bu cümle içime oturdu.

Çünkü o an anladım.

Onu asıl üzen şey kimsenin gelmemesi değildi.

Asıl acısı, yıllarca herkes için koşan birinin artık kimsenin aklına gelmemesiydi.

O gün karar verdim.

Ona sadece bir kutlama değil, hak ettiği değeri verecektim.

Mutfağa geçtim.

“Büyükanne, pastayı tekrar çıkar.”

Şaşırdı.

“Ne yapacaksın?”

“Doğum gününü kutlayacağız.”

“Kimle?”

Gülümsedim.

“Önce seninle.”

Mumları tekrar yaktım.

Masayı yeniden hazırladım.

Büyükannem karşıma oturduğunda gözleri doluydu.

“Yıllardır ilk kez biri benim için uğraşıyor.” dedi.

O cümle beni susturdu.

Çünkü onun bize verdiği sevgiyi biz ona çok görmüştük.

Tam o sırada kapı çaldı.

İkimiz de şaşırdık.

Kapıyı açtığımda annemi gördüm.

Elinde bir çiçek vardı.

Arkasında da kardeşim duruyordu.

İkisi de sessizdi.

Annem büyükanneme yaklaştı.

“Anne…” dedi.

Sesi titriyordu.

“Özür dilerim.”

Büyükannem hiçbir şey söylemedi.

Sadece kızına baktı.

Annem devam etti:

“Sen hep bizim yanımızdaydın. Biz zor zaman geçirirken bizi hiç bırakmadın. Ama bugün senin yanında olmamız gereken yerde yoktuk.”

Kardeşim de başını eğdi devamı.....

FOTO GALERİLER