Kocam, hamileliğim yüzünden uykusuz kaldığını söyleyip beni her gece arabada uyumaya zorladı. Kayınvalidem

Ürperen sessizlik koridoru kapladı.

Murat'ın titreyen bakışları önce yere düşen pakete, sonra annesi Nermin Hanım'a çevrildi.

"Anne... Sen bunu yapamazsın!"

Nermin Hanım ilk kez oğluna öfkeyle değil, büyük bir hayal kırıklığıyla baktı.

"Hayır Murat," dedi sakin ama kararlı bir sesle. "Bunu çoktan yaptım."

Murat eğilip paketi yerden aldı. İçinden kendi çocukluğuna ait eski, katlanır kamp yatağı çıkmıştı. Yatağın üzerine de tek bir not iliştirilmişti.

"Madem hamile eşini arabada yatıracak kadar rahat davranabiliyorsun, bu gece sen de gerçek bir yatağı hak etmiyorsun. Bu evde bundan sonra misafir sensin."

Murat şaşkınlıkla annesine baktı.

"Bu ne saçmalık?"

"Saçmalık mı?" diye karşılık verdi Nermin Hanım. "Saçmalık olan, sekiz aylık hamile karını her gece arabada yatırman."

Ben ise kapının yanında öylece duruyordum. İlk kez biri benim yerime konuşuyordu.

Nermin Hanım cebinden ikinci bir zarf çıkardı.

"Bunu da oku."

Murat zarfı açtı.

İçinde dairenin kira sözleşmesinin bir fotokopisi vardı.

Murat kaşlarını çattı.

"Bu da ne?"

"Evi kiralayan sensin sanıyordun değil mi?"

Murat başını kaldırdı.

"Evet."

"Yanılıyorsun."

Nermin Hanım derin bir nefes aldı.

"Depozitoyu ben ödedim. İlk altı aylık kirayı da ben yatırdım. Ev sahibine de bugün konuştum."

Murat'ın yüzü iyice gerildi.

"Ne demek istiyorsun?"

"Şunu demek istiyorum..." dedi annesi. "Bu ayın sonunda sözleşme yenileniyor. Eğer gelinim isterse bu evde kalacak. Sen ise başka bir yer bulacaksın."

Murat bana döndü.

"Sen annemi bana karşı mı doldurdun?"

Başımı iki yana salladım.

"Hayır."

"Sadece gerçeği anlattım."

Nermin Hanım sertçe araya girdi.

"Gerçekleri duymaya alışık değilsin galiba."

Murat sinirle mutfağa yürüdü.

"Siz ikiniz delirmişsiniz."

Annesi onu durdurmadı.

Sadece sessizce salondaki koltuğa oturdu.

"Deliren biri varsa, o da karısını insan yerine koymayan oğlum."

O gece ilk kez ben yatağa uzandım.

Nermin Hanım benimle kaldı.

Murat ise gerçekten kamp yatağını salona açtı.

Sabaha kadar ne televizyon açıldı ne de kimse konuştu.

Ertesi gün Murat hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştı.

"Bence artık bu konuyu kapatalım."

Ben kahvaltı masasındaki çayımı karıştırırken ilk kez gözlerinin içine baktım.

"Hayır."

Şaşırdı.

"Ne demek hayır?"

"Bu konu kapanmayacak."

"Annem seni doldurmuş."

Bu kez cevap veren ben değildim.

Nermin Hanım oldu.

"Onu kimsenin doldurmasına gerek yok. Sen zaten yeterince boşalttın."

Murat sinirle montunu alıp işe gitti.

Kapı kapanır kapanmaz kayınvalidem bana döndü.

"Kızım, valizini hazırla."

"Neden?"

"Çünkü sen artık burada kalmayacaksın."

İlk başta çekindim.

"Rahatsızlık vermek istemem."

Elimi tuttu.

"Rahatsızlık veren sen değilsin."

O gün birkaç bavul hazırladık grsele ilerleyn devamı sonraki sayfda....

FOTO GALERİLER