Evsiz Bir Adama Makyaj Yapıp Onu Nişanlım Diye Ailemin Karşısına Çıkardım… Ama Annem Onu Görür Görmez Donup Kaldı!
Annemin sorduğu soru odayı buz gibi yaptı.
"Sen... Yusuf Usta'nın oğlu Emir misin?"
Emir'in yüzündeki bütün renk çekildi. Birkaç saniye boyunca tek kelime edemedi. Sonunda başını yavaşça eğdi.
"Evet..." diye fısıldadı. "Ama bunu nereden biliyorsunuz?"
Annem sandalyesine çöktü. Gözleri dolmuştu. Babam da şaşkınlıkla ona bakıyordu.
Ben ise hiçbir şey anlamıyordum.
"Anne, bana biri şu olanları açıklayacak mı?"
Annem derin bir nefes aldı.
"Yıllar önce, sen daha doğmadan önce, baban küçük bir marangoz atölyesinde çalışıyordu. Patronu Yusuf Usta'ydı. Dürüstlüğüyle tanınan çok iyi bir adamdı. Küçük bir oğlu vardı. Adı da Emir'di."
Emir sessizce dinliyordu.
Annem devam etti.
"Bir gün atölye büyük bir yangında kül oldu. Yusuf Usta borçlarını ödeyemedi. Birkaç ay sonra da hastalanıp hayatını kaybetti. Oğlunun akrabalarının yanına gönderildiğini duymuştuk. Sonra izini tamamen kaybettik."
Emir gözlerini yere indirdi.
"Hepsi doğru."
Babam şaşkınlıkla sordu.
"Peki sana ne oldu?"
Emir acı bir tebessüm etti.
"Beni amcam yanına aldı ama beni hiçbir zaman istemedi. On sekiz yaşıma gelir gelmez evden kovuldum. Çeşitli işlerde çalıştım. Bir süre her şey yolundaydı. Sonra çalıştığım şirket battı. Aynı dönemde ciddi bir trafik kazası geçirdim. Aylarca çalışamadım. Birikimim tükendi. Evimi kaybettim."
Odadaki sessizlik daha da ağırlaştı.
"İnsan bir kez düştü mü yeniden ayağa kalkması sandığınız kadar kolay olmuyor," dedi.
Kimse konuşamadı.
Ben ise onu ilk gördüğüm günü düşündüm. Parktaki bankta otururken gözlerinde garip bir hüzün vardı ama tek bir kez olsun kendine acındırmaya çalışmamıştı grsele ilerleyn devamı sonrki sayfda....