İçeriğe geç
Yazı boyutu:
Annemle babam öldükten sonra beni dayım büyüttü..

Annemle babam öldükten sonra beni dayım büyüttü..

09.09.2026 tarihinde admin tarafından yazıldı — Kategori: Genel

Daha ikinci satıra ulaşmadan nefesim kesildi.

Ellerim öyle çok titriyordu ki mektubun kenarları parmaklarımın arasında hışırdıyordu. Sevim Hanım hâlâ kapının önünde duruyordu ama yüzüne bakamıyordum. Gözlerim yalnızca Cevdet Dayımın yıllardır tanıdığım eğri büğrü el yazısına kilitlenmişti.

Mektubun devamını okumaya başladım.

“Nilay, sana anlatacağım şey için beni affetmeni beklemiyorum. Belki hayatının geri kalanında benden nefret edeceksin. Ama bazı gerçekleri seni korumak için sakladım. Bazılarını ise kendi korkaklığım yüzünden.”

Boğazım düğümlendi.

Cevdet Dayım korkak değildi.

Benim bildiğim adam, karşısına kim çıkarsa çıksın geri adım atmazdı. İlkokulda okulun girişinde rampa olmadığı için beni her sabah kucağında merdivenlerden çıkaran adamdı. Belediye binasına gidip haftalarca dilekçe veren, sonunda o rampayı yaptıran adamdı.

Onun kendisini “korkak” olarak tanımlaması bile içimi ürpertmeye yetmişti.

Mektup devam ediyordu:

“Annenle babanın öldüğü gece araçta dört kişi vardı.”

Kağıdı elimden düşürdüm.

Sevim Hanım irkildi.

“Nilay?”

Başımı kaldırdım.

“Dört kişi…”

Sesim neredeyse çıkmıyordu.

“Bana hep arabada üç kişi olduğumuz söylendi.”

Sevim Hanımın yüzündeki ifade değişti. Gözlerini kaçırdı.

İşte o an onun da bir şeyler bildiğini anladım.

“Sen biliyordun.”

“Her şeyi değil.”

“Ne biliyordun?”

“Cevdet’in yıllardır bir şey sakladığını biliyordum.”

Sinirle tekerlekli sandalyemin çemberlerini kavradım.

“Yirmi iki yıl boyunca mı?”

“Nilay, ben—”

“Lütfen git.”

Sözüm sert çıkmıştı.

Sevim Hanım birkaç saniye sessizce bana baktı, ardından başını eğerek kapıdan çıktı.

Kapıyı kapatır kapatmaz yeniden mektuba döndüm.

“Dördüncü kişi bendim.”

Kalbim duracak gibi oldu.

Cevdet Dayım da arabadaymış.

Bunu bana hayatım boyunca hiç söylememişti.

Mektubu daha hızlı okumaya başladım.

“O gece direksiyonda baban vardı. Annen ön koltukta, sen arkada oturuyordun. Ben de senin yanındaydım. O akşam hepimiz büyük bir tartışmanın içindeydik. Çünkü baban, ertesi sabah seni de alıp şehirden ayrılmaya karar vermişti.”

Kaşlarımı çattım.

Neden?

Babam nereye gidecekti?

“Baban uzun süredir bazı insanlardan tehdit alıyordu. Çalıştığı şirkette büyük miktarda para çalındığını fark etmişti. Belgeleri savcılığa götürmeye hazırlanıyordu. Ancak işin içinde şirketin sahiplerinden biri de vardı.”

Nefesimi tuttum.

Babam hakkında bildiğim şeyler çok azdı. Fotoğraflar, birkaç eski video ve Cevdet Dayımın anlattıkları…

Babamın muhasebeci olduğunu biliyordum.

Ama böyle bir şeyden hiç bahsedilmemişti.

Mektubun sonraki satırı beni daha da sarstı.

“O gece bizi takip ediyorlardı.”

Pencereden dışarı baktım.

Bir anda evin içi bile güvenli gelmemeye başlamıştı.

Yirmi iki yıl önce yaşanmış bir olaydan söz ediyordum

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir