Eski kocam yeni doğan kızımıza yardım etmeyi reddedip, “O senin sorumluluğun, senin problemin,” dedi — ama kendi annesinin ardından yaptığı şey herkesi şaşkına çevirdi.
“Kapısının önünde gördüğü şey, planın yalnızca ilk kısmıydı. Asıl sürpriz, birkaç saat sonra hem onun hem de sevgilisinin karşısına çıkacaktı…”
Taner birkaç saniye kapının önünde öylece dikildi.
Biz arabadan onu görebiliyorduk ama o bizi fark etmiyordu.
Kapının önüne bıraktığımız şey büyük, beyaz bir bebek beşiğiydi.
Beşiğin üzerine kocaman bir karton asmıştık.
Kartonda sadece şu yazıyordu:
“BABALIKTAN KAÇABİLİRSİN AMA SORUMLULUKTAN KAÇAMAZSIN.”
Taner önce etrafına baktı.
Sonra beşiğe yaklaşıp kartonu kopardı.
Tam o sırada sevgilisi de kapıya çıktı.
Üzerine aceleyle bir hırka geçirmişti.
“Bu da ne böyle?” diye sordu.
Taner öfkeyle kartonu buruşturdu.
“Bilmiyorum!”
Kadın beşiğin içine baktı.
İçeride birkaç paket bebek bezi, bir biberon, küçük bir battaniye ve hastaneden aldığımız solunum cihazının boş kutusu vardı.
Kutunun üzerine Feriha Hanım başka bir not yazmıştı:
“Bunların ne kadar tuttuğunu biliyor musun? Annen biliyor.”
Taner’in yüzü bir anda değişti.
“Annem mi?”
Yanımdaki Feriha Hanım hafifçe başını salladı.
“Şimdi anlayacak,” dedi.
Ama ben hâlâ planın geri kalanından emin değildim.
“Feriha Hanım, gerçekten bu kadar ileri gitmemiz doğru mu?”
Bana döndü.
“Sana yaptığı şeyi insanların önünde rezil olsun diye yapmıyorum.”
“Peki neden?”
“Çünkü oğlum hayatı boyunca insanların sessiz kalacağını düşündü. Ben de yıllarca sessiz kaldım. Babası da öyleydi. Ne hata yaparsa yapsın arkasını topladık. Şimdi ilk kez yaptığı bir şeyin sonucuyla yüzleşecek.”
Bu söz beni susturdu.
Belki de haklıydı.
Taner sadece beni
Bir Yorum Yazın