Düğünümüzün Ortasında Saçlarımızı Kazıttık… Herkes Bunun Çılgınlık Olduğunu Sandı, Ama Mikrofonu Elime Alıp Gerçek Nedeni Açıkladığım Anda 200 Kişilik Salon Gözyaşlarına Boğuldu
Kimisi çek yazdı.
Kimisi nakit bağış yaptı.
Kimisi ertesi gün oyuncak göndereceğine söz verdi.
Yaklaşık yarım saat sonra kutular dolup taşmıştı.
Defne şaşkın gözlerle olanları izliyordu.
Bana dönüp sessizce sordu:
"Bu kadar insan benim için mi geldi?"
Diz çöktüm.
"Hayır," dedim gülümseyerek.
"Bugün herkes senin sayende daha iyi bir insan olabilmek için burada."
O gece dans pistinde en çok dans eden kişi Defne oldu.
Kemoterapiden dolayı çabuk yorulmasına rağmen müzik her başladığında ayağa kalkıyor, kahkahalar atıyor ve herkesle tek tek dans ediyordu.
Düğün fotoğraflarımıza bakanlar ilk başta neden kel olduğumuzu merak ediyordu.
Ama hikâyeyi öğrendiklerinde hiçbir fotoğrafa saçlarımızı değil, yüzümüzdeki gülümsemeyi hatırlıyorlardı.
Aradan üç yıl geçti.
Defne'nin tedavisi başarıyla tamamlandı.
Doktorları kanserin tamamen gerilediğini söylediğinde hepimiz gözyaşlarına boğulduk.
O gün hastaneden çıkarken Defne bana sarıldı.
"Saçlarım yeniden çıktı," dedi.
Gülümseyerek başını okşadım.
"Evet," dedim. "Ama senin bize öğrettiğin cesaret, hiçbir zaman eksilmeyecek."
Bugün evimizin salonunda düğünümüzden kalma büyük bir fotoğraf asılı.
Fotoğrafta ikimiz de keliz.
Yanımızda kahkahalar atan küçük Defne duruyor.
Misafirler o kareyi ilk gördüklerinde neden böyle bir düğün yaptığımızı soruyor.
Biz ise her defasında aynı cevabı veriyoruz:
"Saç yeniden uzar. Gösterişli düğünler unutulur. Ama bir çocuğa umut olduğunuz gün, ömür boyu sizinle kalır."