Kız kardeşim ve eşi için taşıyıcı anne oldum… Ama bebeği görür görmez geri çekilip ağlayarak, ‘Bu bizim istediğimiz çocuk değil!’ dediler.

2. Bölüm

Doktor içeri girdikten sonra odadaki sessizlik daha da ağırlaştı. Elif ile Murat birbirlerine endişeyle bakarken ben hâlâ bebeği kucağımda sımsıkı tutuyordum.

Doktor derin bir nefes aldı.

"Sanırım büyük bir yanlış anlaşılma yaşanıyor."

Murat hemen ayağa kalktı.

"Yanlış anlaşılma değil doktor bey. Bize farklı özelliklere sahip bir embriyo seçildiği söylendi."

Doktor kaşlarını çattı.

"Hayır. Size yalnızca embriyoların genetik hastalıklar açısından tarandığı anlatıldı. Fiziksel görünüş ya da karakter özellikleri garanti edilemez. Böyle bir söz verilmesi mümkün değildir."

Elif'in yüzü bir anda değişti.

"Ama bize..."

Doktor sözünü kesti.

"Kim söylediyse sizi yanlış anlamış ya da siz anlatılanları yanlış yorumlamış olabilirsiniz. Tıbbi olarak böyle bir garanti verilemez."

Odanın içinde derin bir sessizlik oluştu.

Murat yavaşça yatağın kenarına oturdu.

Sanki bütün dünyası başına yıkılmıştı.

Ben ise hâlâ onların neden bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını anlamakta zorlanıyordum.

Kucağımdaki bebek hafifçe kıpırdandı.

Minik parmaklarını istemsizce elimin üzerine koydu.

O küçücük dokunuş bile gözlerimin dolmasına yetmişti.

Sosyal hizmet uzmanı sakin bir sesle konuştu.

"Şu an burada konuşmamız gereken en önemli şey, bu bebeğin geleceğidir."

Murat başını iki yana salladı.

"Biraz zamana ihtiyacımız var."

"Zaman mı?" diye sordum.

"Bu çocuk birkaç dakika önce dünyaya geldi. Onun bekleyecek zamanı yok."

Elif gözyaşlarını silerek bana döndü.

"Marianne... Ne olur bizi anlamaya çalış."

Başımı yavaşça salladım.

"Hayır Elif. Ben seni yıllardır anlamaya çalışıyorum. Ama sen şu an kendi kızına bakıp onu reddediyorsun."

Bu sözlerimden sonra Elif hıçkırıklara boğuldu.

Dakikalar boyunca kimse konuşmadı.

Sonunda doktor odadan çıkarken yalnızca tek bir cümle söyledi.

"Lütfen kararınızı verirken bebeğinizi değil, vicdanınızı dinleyin."

O gece hastanede uyuyamadım.

Hemşireler bebeği dinlenmem için almak istediklerinde bile izin vermedim.

Onu izledikçe tek düşündüğüm şey, dünyaya gelir gelmez reddedilmeyi hak etmediğiydi.

Sabah olduğunda Elif tek başına odama geldi.

Yüzü şişmiş, gözleri sabaha kadar ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu.

Sessizce yatağımın yanına oturdu.

"Gece boyunca hiç uyuyamadım." dedi.

Ben cevap vermedim.

Bir süre bebeğe baktı.

Sonra titreyen elleriyle beşiğe yaklaştı.

Minik kız tam o sırada gözlerini açtı.

Elif parmağını uzattığında bebek refleks olarak onu tuttu.

O an zaman durmuş gibiydi.

Elif'in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

"Parmağımı bırakmıyor..." diye fısıldadı.

İlk kez yüzünde korku değil, şefkat gördüm.

Dakikalar sonra bebeği yavaşça kucağına aldı.

Onu uzun uzun izledi.

"Saçının rengi ne olursa olsun..." dedi ağlayarak.

"...o benim kızım."

Kapının önünde bekleyen Murat bu sözleri duyunca içeri girdi.

Sessizce eşinin yanına oturdu.

Bebeğe baktı.

Uzun süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra eğilip kızının küçücük alnına ilk öpücüğünü kondurdu.

"Beni affet." dedi.

"Korkularım sevgimin önüne geçti."

O an içimde taşıdığım öfkenin yerini derin bir huzur almaya başladı.

Aradan aylar geçti.

Elif ile Murat, kızlarına Defne adını verdiler.

İlk başlarda yaşadıkları utancı hiçbir zaman unutmadılar.

Anne baba olmanın, hayal ettikleri kusursuz çocuğa sahip olmak değil; karşılıksız sevmek olduğunu zamanla öğrendiler.

Ben ise Defne'nin hayatında her zaman özel bir yere sahip oldum.

O bana "Marianne teyze" dedi ama aramızdaki bağın kelimelerle anlatılamayacağını ikimiz de biliyorduk.

Yıllar sonra Defne ilkokula başladığı gün, yaptığı ilk resimde üç kadın çizmişti.

Annesi Elif...

Ben...

Ve kendisi...

Resmin altına ise çocuk aklıyla tek bir cümle yazmıştı:

"Beni dünyaya getiren de, beni büyüten de kalbi güzel kadınlardı."

O cümleyi okuduğumda gözlerim doldu.

Çünkü o gün bir kez daha anladım ki, gerçek annelik yalnızca bir çocuğu doğurmak ya da büyütmek değil; onu ilk gördüğün andan itibaren, hiçbir şart koşmadan sevebilmekti.

FOTO GALERİLER