Bir Kadın, Otizmli Oğlumun “Zengin Misafirleri Rahatsız Ettiğini” Söyleyip Onu Otel Havuzundan Çıkarmamı İstedi; Ama Sonra Yaptığım Şey Hayatının En Büyük Dersini Verdi…

Otel yönetimi birkaç dakika içinde havuz başına geldi. Az önce kendinden son derece emin görünen kadın, onları görünce kollarını göğsünde kavuşturdu ve sanki haklı olan kendisiymiş gibi konuşmaya başladı.

"Bu çocuk bütün ortamın huzurunu bozuyor. Misafirler rahatsız oluyor. Böyle bir durumda bir şey yapmanız gerekmiyor mu?"

Müdür önce bana, sonra Emir'e baktı. O sırada oğlum hâlâ suyun içinde sessizce sırtüstü yüzüyordu. Kimseye yaklaşmıyor, kimsenin alanına girmiyordu.

Müdür sakin bir sesle bana döndü.

"Bir sorun mu yaşandı?"

Ben cevap vermeden önce kadının sözünü kesmesini bekledim. Sonra telefonumu çıkardım.

"Yaşandı," dedim. "Ama rahatsızlık veren kişi oğlum değil."

Kadın alaycı bir gülümsemeyle bana baktı.

"Neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz?"

Telefonumdaki kayıt düğmesine bastım.

Tatilde güzel anılar biriktirmek için sık sık video çekiyordum. Emir havuza ilk girdiği andan itibaren de onu kaydediyordum. Videoda oğlumun sadece sessizce yüzdüğü, kendi kendine mırıldandığı ve kimseye yaklaşmadığı açıkça görülüyordu.

Kadının iddia ettiği hiçbir davranış yoktu.

Müdür videoyu dikkatle izledi.

Tam o sırada yanımızdaki yaşlı bir çift konuştu.

"Biz yaklaşık yarım saattir buradayız," dedi adam. "Çocuk tek bir kişiyi bile rahatsız etmedi."

Başka bir kadın da söze girdi.

"Hatta kızım onun ne kadar güzel yüzdüğünü söyledi. Rahatsız olan tek kişi sizsiniz."

Bir anda birkaç misafir daha aynı şeyi söylemeye başladı.

Kadının yüzündeki kendinden emin ifade yavaş yavaş kayboluyordu.

Müdür derin bir nefes aldı.

"Hanımefendi," dedi, "gördüğüm kadarıyla küçük bey otelin hiçbir kuralını ihlal etmiyor."

Kadın sinirlenerek sesini yükseltti.

"Ama otizmli! İnsanlar tatilde bunu görmek zorunda mı?"

Havuzun etrafında derin bir sessizlik oluştu.

Bu kez sessiz kalan ben olmadım.

"Otizm bulaşıcı değil," dedim sakince. "Ama önyargı bulaşıcı olabilir."

Kimse konuşmadı.

Kadın gözlerini kaçırdı.

Tam o sırada Emir sudan çıktı. Kalabalığı görünce omuzları kasıldı. Böyle anlarda insanların yüz ifadelerini okumaya çalışırdı.

Yavaşça yanıma geldi.

"Baba... Ben kötü bir şey mi yaptım?" diye fısıldadı.

İşte bütün mücadelemin nedeni buydu.

Diz çöktüm.

"Hayır oğlum," dedim. "Hiçbir yanlış yapmadın."

"Ama herkes bana bakıyor."

"Çünkü bazen insanlar anlamadıkları şeylere bakarlar."

Emir başını eğdi.

O sırada beklenmedik bir şey oldu grsele ilerleyn devamı sonrki syfda....

FOTO GALERİLER