KOCAM VAZEKTOMİ OLMUŞTU, AMA İKİ AY SONRA HAMİLE OLDUĞUMU ÖĞRENDİM.
KOCAM VAZEKTOMİ OLMUŞTU, AMA İKİ AY SONRA HAMİLE OLDUĞUMU ÖĞRENDİM. BENİ İHANETLE SUÇLADI, BAŞKA BİR KADIN İÇİN TERK ETTİ… AMA ULTRASON ODASINDA ONU BEKLEYEN ASIL ŞOKTAN HABERİ YOKTU.
Gebelik testinde iki pembe çizginin belirdiğini gördüğüm anda gözyaşlarına boğuldum.
Korktuğum için değil.
Mutluluktan ağlıyordum.
Bunun bir mucize olduğuna inanmıştım.
Ellerim titreyerek testi tuttum ve kocam Tunca’yı bulmak için aşağı, mutfağa koştum. Masada oturmuş kahvesini içiyor, sanki dünyada hiçbir şey onun sakinliğini bozamazmış gibi davranıyordu.
“Hamileyim,” dedim, sesim heyecandan titreyerek.
Tunca gülümsemedi.
Bana sarılmadı.
İyi olup olmadığımı bile sormadı.
Kahve fincanını yavaşça masaya bıraktı ve bana, kendi evinde iğrenç bir şey yakalamış gibi buz gibi gözlerle baktı.
“Bu imkânsız.”
Boğazım düğümlendi.
“Ne demek istiyorsun?”
Tunca küçümseyerek güldü.
“İki ay önce vazektomi oldum, Aydan. Ben aptal değilim.”
Bu söz yüzüme atılmış bir tokat gibiydi.
Aptal değilmiş.
Sekiz yıldır aynı hayatı paylaştığım, bir zamanlar karşılaşacağımız her zorluğu birlikte aşacağımıza söz veren adam şimdi benimle böyle aşağılayıcı bir şekilde konuşuyordu.
Ona doktorun söylediklerini anlatmaya çalıştım. Vazektomi yapıldıktan sonra işlemin başarılı olduğunun kontrollerle doğrulanması gerektiğini, belirli bir süre korunmaya devam edilmesinin önemli olduğunu söylemişlerdi. Ameliyat olduğu anda bir anda çocuk sahibi olma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını söyledim.
Ama Tunca beni dinlemiyordu.
Onun zihninde hakkımdaki karar çoktan verilmişti.
“Kim o?” diye sordu.
Donup kaldım.
“Ne?”
“Çocuğun babası kim? Söyle.”
Midem bulandı.
Hamilelikten değildi.
Karşımda duran adam yüzündendi.
Tunca daha o gece yatak odasına gidip büyük bavulunu çıkardı.
Yanına fazla eşya almadı.
Ama topladığı birkaç parça bile, gidecek bir yerinin çoktan hazır olduğunu anlamama yetmişti.
“Jale’nin yanına taşınıyorum,” dedi, en ufak bir utanma belirtisi göstermeden.
Jale.
İş yerindeki çalışma arkadaşı.
Bir zamanlar bana mesaj atıp yemek tarifleri isteyen kadın.
Yüzüme tatlı tatlı gülerek, “Aydan, sizin evliliğinize gerçekten hayranım,” diyen kadın.
Meğer tek yaptığı, benim yerime geçebilmek için doğru anı beklemekmiş.
Ertesi gün kayınvalidem kapımda belirdi. Elinde iki büyük siyah çöp poşeti vardı.
Beni teselli etmeye gelmemişti.
Oğlunun kalan eşyalarını toplamaya gelmişti.
“Yazıklar olsun sana Aydan,” dedi ve gözlerini karnıma doğru indirerek sanki taşıdığım bebek bile suçluymuş gibi baktı. “Tunca bunu hak etmedi.”
“Ben ona ihanet etmedim.”
Bana acıyan bir ifadeyle gülümsedi.
“Yakalanan herkes aynı şeyi söylüyor zaten.”
Bir haftadan kısa bir süre içinde çevremizde duymayan kalmamıştı.
Bir Yorum Yazın