Kayınvalidem yeni doğan bebeğimi emzirirken saçlarımı kesti; ardından kayınpederimin ortaya çıkardığı gerçek herkesi şoke etti.
Olayın devamı:
"Murat dosyayı masanın üzerine bıraktı. Sesi çok sakindi. 'Yıllardır bana sakladığın bazı gerçekler vardı. Ama artık onları öğrenme sırası sende.' dedi."
O an odadaki sessizlik o kadar ağırdı ki bebeğimin nefes alışını bile duyabiliyordum.
Selma’nın yüzündeki kendinden emin ifade kaybolmuştu. Birkaç saniye önce bana karşı zafer kazanmış gibi duran kadın, şimdi ilk kez korkmuş görünüyordu.
Murat dosyayı açmadan önce bana baktı.
"Önce Hannah’dan özür dileyeceksin."
Selma kaşlarını çattı.
"Ne?"
"Duymadın mı? Özür dileyeceksin."
Selma alaycı bir şekilde güldü.
"Bu kız yüzünden mi bana hesap soruyorsun? Yıllardır bu aile için neler yaptığımı unuttun mu?"
Murat başını salladı.
"Hayır Selma. Ben hiçbir şeyi unutmadım. Özellikle de senin yaptıklarını."
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Ne olduğunu anlamıyordum.
Murat dosyadan birkaç kağıt çıkardı ve masaya koydu.
"Bu belgeler senin yıllardır sakladığın gerçeği gösteriyor."
Selma bir anda ayağa kalktı.
"Murat, saçmalama."
Ama Murat devam etti.
"Yıllar önce ailemin mirasıyla ilgili bana anlattığın her şey yalandı. Bana söylediğin gibi o paraları kaybetmedin. Kendi hesabına aktardın."
Odanın içindeki hava değişti.
Ben şaşkınlıkla Murat'a baktım.
Selma'nın yüzü bembeyaz oldu.
"Sen... sen beni mi araştırdın?"
"Hayır. Ben seni araştırmadım. Gerçekler kendini ortaya çıkardı."
Murat derin bir nefes aldı.
"Yıllardır herkesin seni kusursuz biri sanmasını istedin. Ama aslında en büyük sırrını kendi içinde taşıdın."
Selma sessiz kaldı.
Ben hâlâ bebeğimi tutuyordum. Yaşadığım şoktan dolayı ellerim titriyordu.
Murat bana döndü.
"Hannah, senden özür dilemek istiyorum."
Gözlerim doldu.
"Senin burada yalnız kalmana izin vermemeliydim. Oğlum şehir dışına çıktığında seni koruyacağımı düşündüm. Ama kendi evimde sana yapılan şeyi görmedim."
Başımı eğdim.
Çünkü o an fark ettim ki yaşadığım şey sadece saçlarımın kesilmesi değildi.
Beni küçük düşürmeye çalışmıştı.
Beni savunmasız gördüğü anda saldırmıştı.
Ama Murat'ın elindeki gerçek her şeyi değiştirmişti.
Selma hâlâ susuyordu.
Sonra aniden bana döndü.
"Sen bunu hak etmedin mi yani?"
Sözleri karşısında donup kaldım.
Murat sertçe baktı.
"Yeter."
Selma'nın gözleri doldu.
"Ben sadece ailemi korumaya çalışıyordum."
Murat acı bir şekilde güldü.
"Aileyi korumak, yeni doğum yapmış bir kadının saçını zorla kesmek değildir."
Bu söz odada yankılandı.
Tam o sırada kapı açıldı.
Eşim Emre içeri girdi.
Üç günlük iş gezisini erken bitirip dönmüştü.
Beni gördüğü anda yüzündeki ifade değişti.
Yerdeki saç tellerini fark etti.
Sonra bana baktı.
"Hannah... ne oldu?"
Gözlerim doldu.
Konuşamadım.
Murat cevap verdi.
"Annen yaptı."
Emre olduğu yerde kaldı.
"Ne?"
Selma hemen konuşmaya başladı.
"O kadar büyütülecek bir şey değil. Sadece saçını kestim."
Emre annesine baktı.
"Sadece mi?"
O kelimeyi söylerken sesindeki kırgınlık her şeyi anlatıyordu.
"Ben yokken, doğum yapmış karıma bunu nasıl yaptın?"
Selma cevap veremedi.
Çünkü ilk kez oğlu bile onun tarafında değildi.
Emre yanıma geldi.
Bebeğimizi kucağıma alırken bana baktı.
"Özür dilerim."
Fısıldayarak söyledi.
"Seni yalnız bıraktım."
Başımı salladım.
"Senin suçun değil."
Ama içimde bir yara açılmıştı.
O gece aile evinden ayrıldık.
Kendi evimize döndük.
Birkaç hafta boyunca yaşananları unutmaya çalıştım.
Saçlarım yeniden uzayacaktı.
Ama güven duygusu kolay geri gelmiyordu.
Bir gün Emre bana küçük bir kutu verdi.
Açtığımda içinde annemin eski bir fotoğrafı vardı devamı....