Eski kocam, beni üç çocuğumuzla birlikte terk edip genç sevgilisiyle yeni bir hayat kurdu.

Murat'ın alaycı sesi havuzun durgun suyunun üzerinde asılı kalırken, partideki o neşeli uğultu bir anda bıçak gibi kesildi. Çalan hafif yaz müziği bile sanki o an susmuş, onlarca göz üzerimize kilitlenmişti. Eski kayınvalidem Ayla Hanım'ın elindeki bardağı masaya bırakırken çıkardığı o tiz ses, sessizliği bölen tek şeydi.

Utançtan yerin dibine girmek üzereydim. On beş yıl boyunca her fedakarlığı yaptığım, üç çocuğunu büyüttüğüm adamın beni düşürdüğü bu durum nefesimi kesiyordu. Tam başımı öne eğip oradan sessizce uzaklaşmayı düşünürken, Emre elimi daha da sıkı kavradı. Yüzünde zerre kadar panik veya mahcubiyet yoktu; aksine, sakin, soğukkanlı ve son derece tehlikeli bir tebessümle Murat'a bakıyordu.

Gerçeğin Soğuk Yüzü
Emre, benim önüme hafifçe siper olarak Murat'a doğru bir adım attı.

"Haklısın Murat," dedi Emre, ses tonu partideki herkesin duyabileceği kadar gür ve netti. "Ben bir oyuncuyum. Hatta senin eski eşinin, sırf çocuklarının babası bu kadar küçülmesin diye, bu duruma katlanabilmek için beni kiraladığı da doğru."

Murat'ın yüzündeki o iğrenç sırıtış daha da büyüdü. Zafer kazanmış gibi etrafına bakındı. "Gördünüz mü? Size söylemiştim! O kadar acınası bir halde ki..."

"Ancak," diye sözünü kesti Emre, sesindeki çelik gibi sert ton Murat'ın sırıtışını anında dondurdu. "Eksik bildiğin bir şey var. Ben sıradan bir oyuncu değilim. Rol aldığım projelerin yanı sıra, eski hayatımda üst düzey bir finansal denetçiydim. Ve bir işi kabul etmeden önce, o işin içinde kimlerin olduğunu her zaman araştırırım."

Emre elini ceketinin iç cebine attı ve telefonunu çıkardı.

"Senin gibi narsist bir adamın karşısına çıkmadan önce, 'acaba bu kadar muhteşem bir kadını, üç çocuğunun annesini terk eden bir adamın altında yatan asıl korkaklık nedir?' diye merak ettim," diyerek kalabalığa doğru döndü. "Bulduğum şey, on beş yıllık evliliğinizin ve senin o koca 'başarılı iş adamı' profilinin tamamen bir yalandan ibaret olduğuydu."

Murat'ın rengi bir anda atmaya başladı. "Sen ne saçmalıyorsun? Güvenlik! Atın şu adamı dışarı!" diye bağırdı ama kimse kılını bile kıpırdatmadı. Ayla Hanım, oğluna eliyle 'sus' işareti yaparak Emre'ye dönmüş, duyacaklarını bekliyordu grsele ilerleyin devamı sonraki sayfda....

FOTO GALERİLER