22 Yaşındaki Kızım, Kendisinden 30 Yaş Büyük Bir Adamla Gizlice Evlendi. Bunu Para İçin Yaptığını Sandım
Zeynep'in uzattığı makbuzunu ellerim titreyerek çevirdim. Üzerindeki tarih tam on yıl öncesini gösteriyordu. Hastanenin adı, o günü bir anda zihnimde canlandırdı. O tarihlerde geçirdiğim ağır trafik kazasını hatırladım. Doktorlar günlerce yaşam mücadelesi verdiğimi söylemişti ama bana hiçbir zaman ayrıntıları anlatmamışlardı. Eşim yıllar önce vefat etmiş, o günlerde yanımda sadece küçük kızım vardı. Hastane masraflarının nasıl ödendiğini, ameliyatın nasıl bu kadar hızlı yapıldığını hiç sorgulamamıştım. Komşuların ve birkaç akrabanın yardım ettiğini sanmıştım.
Makbuzun altındaki isim ise yıllardır öldüğünü düşündüğüm çocukluk arkadaşım Kemal değildi. O isim, fotoğraftaki adamın adıydı: Hasan Arslan.
Şaşkınlık içinde Zeynep'e baktım.
"Bu makbuz sende ne arıyor?"
Derin bir nefes aldı.
"Okulun ikinci yılında staj yaptığım hastanede yaşlı bir hastayla tanıştım. İlk başta onu sıradan biri sandım. Bir gün cüzdanından bu makbuz düştü. Senin adını görünce yanlışlık olduğunu düşündüm. Sonra bana gerçeği anlattı."
Boğazım düğümlendi.
"Ne gerçeği?"
"On yıl önce senin ameliyatın için gereken parayı o ödemiş."
Başımı iki yana salladım.
"Hayır... Bu mümkün değil. Ben o adamı tanımıyorum."
"Tanımıyordun çünkü seni hiç tanımak istemedi. Yardımını gizli tuttu."
O sırada kapının önünde bekleyen Hasan içeri girdi. Üzerinde sade bir gömlek vardı. Ne zengin biri gibi davranıyor ne de kendini anlatmaya çalışıyordu. Sessizce karşıma geçti.
"Beni dinlemeye hakkınız var," dedi.
İçimdeki öfke hâlâ dinmemişti.
"Önce bana neden kızımı kendinden otuz yaş büyük biriyle evlenmeye ikna ettiğini anlat."
Başını eğdi.
"Onu ben ikna etmedim."
Zeynep hemen araya girdi.
"Anne, evlenme teklifini ben yaptım."
Sanki duyduklarımın hiçbir anlamı kalmamıştı.
Hasan yavaşça konuşmaya başladı.
"Yıllar önce aynı fabrikada çalıştığınız Ahmet Usta'yı hatırlıyor musunuz?"
Bir an düşündüm.
"Babamı tanıyordu."
"Evet. Ben de onun oğluydum."
O anda zihnimde silik anılar canlandı. Babamın yanında çalışan sessiz, içine kapanık genç bir delikanlı...
"Sen..."
"Gurbetten yeni dönmüştüm. Babanız bana iş bulmuştu. Sonra fabrikanın çatısında büyük bir kaza yaşandı. Ben düşecekken babanız beni itti. Kendisi ağır yaralandı."
Gözlerim doldu.
Babam o kazadan sonra aylarca yürüyememişti ama bunun sebebini hiçbir zaman anlatmamıştı gorsele ilerleyn devamı sonrki syfada....