Köyün ağası, oğlu Mehmet’i evlendirmeye karar verir

Köyün ağası, oğlu Mehmet'i evlendirmeye karar verir. Günlerce süren hazırlıkların ardından dillere destan bir düğün yapılır. Davullar çalınır, halaylar çekilir, köyün en yaşlısından en küçüğüne kadar herkes eğlenir. Düğünün üçüncü günü misafirler yavaş yavaş dağılır.

Ağa, yeni gelini biraz daha yakından tanımak ister. Hizmetçiye seslenir:

"Git hele gelini çağır da biraz sohbet edelim."

Bir süre sonra gelin utangaç ama kendinden emin adımlarla içeri girer.

"Buyurun kayınbabacığım."

Ağa gülümseyerek başını sallar.

"Kızım, yemek yapmayı bilir misin?"

"Bilirim efendim."

"Çorba, dolma, börek?"

"Hepsini yaparım."

Ağa memnun olur.

"İyi... Peki hamur açmayı bilir misin?"

"Bilirim."

"Yoğurt mayalamayı?"

"Onu da bilirim."

"İnek sağmayı?"

"Elbette bilirim."

Ağa biraz daha yaklaşır, sesini alçaltır.

"Şimdi gözlerini kapa..."

Gelin şaşırır ama saygısından ses çıkarmaz.

"Tamam kayınbabacığım."

"Ellerini uzat."

Gelin ellerini uzatınca ağa avuçlarına iki küçük tahta parçası koyar.

"Şimdi bunları sıkıca tut."

Gelin merak içinde bekler devamı diger syfada......

FOTO GALERİLER