KOCAM TELEFONU KAPATTIĞINI SANARAK KONUŞMAYA DEVAM ETTİ — BENİM HAKKIMDA GERÇEKTEN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DUYDUĞUM ANDA, ONA HAYATI BOYUNCA UNUTAMAYACAĞI KÜÇÜK BİR SÜRPRİZ HAZIRLAMAYA KARAR VERDİM.
Çünkü paketin üzerinde yalnızca üç kelime yazıyordu.
“Sevgili kocam Onur…”
Bir an durup masadaki herkese baktım.
Sonra çantamdan hazırladığım küçük paketi çıkarıp onun önüne bıraktım.
Onur pakete baktığı anda yüzünün rengi değişmeye başladı.
Çünkü paketin üzerine kendi el yazımla yalnızca üç kelime yazmıştım:
“Geç saatteki toplantıların.”
Masadaki konuşmalar bir anda kesildi.
Onur önce pakete, sonra bana baktı.
Kaşları çatıldı.
“Bu ne demek?” diye sordu.
Sesindeki gerginliği yalnızca ben değil, masadaki herkes fark etmişti.
Ben sandalyeme oturmadım.
Ayakta kalmaya devam ettim.
“Bence aç,” dedim.
Onur’un annesi merakla oğluna baktı.
Babası çatalını tabağın kenarına bıraktı.
Benim annem ise yüzümdeki ifadeden bunun sıradan bir yıl dönümü hediyesi olmadığını çoktan anlamıştı.
Onur ağır ağır paketin ipini çözdü.
İçinden küçük bir ses kayıt cihazı çıktı.
Cihazın yanında da birkaç fotoğraf vardı.
Onur fotoğrafları eline aldığı anda nefesi kesilir gibi oldu.
Bunlar onun ofisinin karşısındaki kafede başka bir kadınla otururken çekilmiş görüntülerdi.
Bir fotoğrafta kadının elini tutuyordu.
Diğerinde ona sarılıyordu.
Son fotoğrafta ise ikisi, Onur’un arabasının yanında birbirlerine fazlasıyla yakın duruyordu.
Onur birden ayağa kalktı.
“Bunları nereden buldun?”
Gülümsedim.
“Demek ilk sorun bu oldu?”
“Beni mi takip ettirdin?”
“Hayır.”
Bir adım ona yaklaştım.
“Sen zaten kendini ele verdin.”
Onur hiçbir şey söylemedi.
Masadakilerin bakışları artık tamamen üzerimizdeydi.
Ben ses kayıt cihazını aldım.
“Altı gün önce beni aradığında telefonu kapattığını sanmıştın.”
Onur’un yüzünden bütün kan çekildi.
O
Bir Yorum Yazın