Görevden Döndüğümde Karım Herkese Annemin Hafızasını Kaybettiğini ve Artık Tek Başına Yaşayamayacağını Söylüyordu.
BÖLÜM 2:
“Derya da boş durmamıştı. Çünkü ertesi sabah hastanenin kapısından içeri girdiğimizde, onun elinde benim bütün planımı değiştirebilecek bir dosya vardı. Ve o dosyanın içinde, annemi kurtarmaktan çok daha büyük bir sırrın kanıtları saklıydı…”
O sabah evden çıkarken içimde garip bir his vardı.
Her şeyi kontrol ettiğimi düşünüyordum.
Annemin söyledikleri.
Bulduğum belgeler.
Silinen kamera kayıtları.
Para hareketleri.
Hepsi Derya’nın kurduğu oyunu ortaya çıkaracak gibiydi.
Ama insan bazen en büyük hatayı, karşısındaki kişinin de kendisi kadar plan yaptığını unuttuğunda yapar.
Derya arabayı kullanırken hiç konuşmadı.
Normalde sürekli annemin durumundan bahsederdi.
“Bunu yapamıyor.”
“Şunu unutuyor.”
“Artık tek başına kalamaz.”
Ama o gün sessizdi.
Fazla sessiz.
Arka koltukta oturan anneme baktım.
Başını öne eğmişti.
Korkmuş gibi görünüyordu.
Ama ben gerçeği biliyordum.
Annem rol yapıyordu.
Benim istediğim gibi.
Hastanenin önüne geldiğimizde Derya kapıyı açtı ve bana döndü.
“Her şeyin yoluna gireceğini göreceksin.”
Gülümsedi.
Ama bu gülümsemede sıcaklık yoktu.
Bir şey saklıyordu.
Değerlendirme odasına girdiğimizde doktor bizi karşıladı.
Orta yaşlarda, sakin görünümlü bir kadındı.
Annemle konuşmaya başladı.
Basit sorular sordu.
Bugünün tarihini.
Bulunduğumuz yeri.
Bazı anıları.
Annem birkaç soruya bilerek yanlış cevap verdi.
Derya’nın gözlerindeki memnuniyeti fark ettim.
Sanki istediği sonucu alıyordu.
“Gördünüz mü?” dedi Derya doktora.
“Son zamanlarda böyle.”
Doktor not aldı.
Ben sessiz kaldım.
Çünkü asıl zamanı bekliyordum.
Sonra doktor Derya’ya döndü.
“Annenizle ilgili elinizde başka belgeler var mı?”
Derya hemen çantasına uzandı.
İşte o an.
Beklediğim an.
Kalın bir dosya çıkardı.
Masaya bıraktı.
“Bunlar son aylardaki tüm kayıtlar.”
Dosyayı açtı.
Ve içinden fotoğraflar, mesaj çıktıları ve bazı raporlar çıktı.
Kalbim hızlandı.
Çünkü gördüğüm şey beklediğim gibi değildi.
Bu belgeler sahte görünmüyordu.
Derya bana baktı.
İlk kez yüzünde gerçek bir zafer ifadesi vardı.
“Bunları da açıklamak ister misin?” dedi.
Kaşlarımı çattım.
“Ne bunlar?”
Derya doktorun önüne birkaç sayfa itti.
“Eşimin annesinin durumu yüzünden çok zorlandığını biliyorum. Ama kendisi kabul etmek istemiyor.”
Sesi titriyordu.
“Bazen ailesini korumaya çalışırken gerçekleri görmek zor oluyor.”
Bir an odadaki herkes bana baktı.
Derya beni suçluyordu.
Beni kontrol takıntılı biri gibi göstermeye çalışıyordu.
Ama asıl şok edici olan belgelerde benim adımın geçmesiydi.
Sayfaları elime aldım.
Bir rapor.
Bir tanık ifadesi.
Bir de eski tarihli bir mesaj.
Mesajda benim anneme karşı sabırsız davrandığım yazıyordu.
Ama mesajın kimden geldiğini görünce donup kaldım.
Benim numaramdan gönderilmişti.
Ama ben yazmamıştım.
Birileri telefonuma erişmişti.
Birileri beni de oyunun içine çekmeye çalışmıştı.
Derya sessizce beni izliyordu.
“Bunu neden yaptın?” diye sordum.
Yüzündeki ifade değişti.
“Ben ne yaptım?”
“Beni suçlu göstermek için.”
Bir an sessizlik oldu.
Doktor ikimizin arasına baktı.
“Sanırım burada anlatılmayan çok şey var.”
Haklıydı.
Hem de sandığından çok daha fazlası.
O gece eve döndüğümüzde artık oyun bitmişti.
En azından Derya öyle sanıyordu.
Arabadan inerken annemin elini tuttum.
“İyi misin?”
Başını salladı.
Ama gözlerinde başka bir şey vardı.
“Bunu daha önce de yaptı.”
Duraksadım.
“Ne demek istiyorsun?”
Annem derin bir nefes aldı.
“Derya seni evlendiğiniz ilk günden beri değiştirmeye çalıştı. Ama son aylarda asıl amacı ben değildim.”
İçimde kötü bir his oluştu.
“Ne vardı?”
Annem bana baktı.
“Babanın bıraktığı miras.”
Donup kaldım.
Babam yıllar önce vefat etmişti.
Geride sadece küçük bir ev ve bazı yatırımlar bırakmıştı.
Bunların çoğunu annem yönetiyordu.
“Derya bunu biliyor muydu?”
Annem yavaşça başını salladı.
“Evet.”
O gece bilgisayarı tekrar açtım.
Bu kez sadece para hareketlerine değil, Derya’nın geçmişine baktım bölüm 3 diger sayfada....