Aynadaki Son Kırılma

Mert, tüm grubun duyabileceği netlikte konuştu: 'Yalçın Bey, daha önce konuştuğumuz üzere İdil Hanım’ın önümüzdeki ay gerçekleşecek olan tüm organizasyon rezervasyonlarını iptal etmenizi istiyorum. Evet, kaporadan vazgeçiyorum. Ödemelerin geri kalanını da şu an itibarıyla durdurdum. Düğün, kına ve veda partisi... Hepsi iptal.' İdil’in yüzündeki kan çekildi, dudakları titremeye başladı. 'Ağabey ne yapıyorsun sen? Şaka mı bu?' diye çığlık attı. Mert telefonu cebine koydu ve kardeşine bir adım yaklaştı. 'Şaka değil İdil. Madem Selin’in vücudu senin o kusursuz fotoğraflarına ve prestijli partilerine uygun değil, o zaman Selin’in parası da senin hayallerindeki düğüne uygun değil demektir. Bizim ödediğimiz bir masada, eşime 'balina' deme cüretini gösterdiğin an, senin ağabeyin olmayı bıraktım.' İdil, etraftaki sosyetik arkadaşlarının önünde yerin dibine girerken, Mert nazikçe Selin'in beline sarıldı. Selin o an, aynalıkta gördüğü o hüzünlü kadının yerini, sarsılmaz bir sevgiyle korunan bir kraliçenin aldığını hissetti. Parkın girişine doğru yürürlerken arkalarında hıçkıra hıçkıra ağlayan bir gelin adayı ve fısıltılar içinde dağılan bir arkadaş grubu bıraktılar. Mert, arabaya bindiklerinde Selin’e döndü: 'Artık sadece biz varız sevgilim. Ve biz, her halimizle çok güzeliz.' O gün Selin, üzerindeki fazla kilonun değil, ruhundaki o ağır yükün hafiflediğini ilk kez hissetti.

FOTO GALERİLER